AR-GE KÜLTÜR MESELESİ
AR-GE’ye para veriyoruz. Çıktı zayıf. Çünkü AR-GE bir bütçe değil, kültür meselesi. Eğitim sistemi üretmiyorsa gökten teşvik yağsa sonuç değişmez. Kore’ye “10 yıl yatırım yapma, önce insan yetiştir” denmişti. Biz hâlâ yatırım teşviki konuşuyoruz.
İhracatçı bu ülkenin altın yumurtlayan tavuğu. Kaybederseniz yeniden kuramazsınız. Bugün borsada sanayi kârları yüzde 80’den fazla gerilemişse bu alarmdır. Sanayinin yerine ne koyacağımızı konuşmadan sanayiciyi elemek lüksümüz yok.
Dünya değişiyor. Makine satan değil, çözüm satan kazanacak. Büyük mühendislik firmalarına alt yüklenici olmak, komple tesis kurmak, niş ve yüksek teknolojili ürünlere yönelmek... Çıkış yolu burada.
Adnan Dalgakıran’ın anlattıkları, özeleştirileri, beklentileri böyle. Özetle sanayi ve ihracatta yeni bir hamle için sanayici-ihracatçı topyekûn değişiklik gerekiyor. Kaynak sınırlı, rekabet sert, zaman dar. Ama hâlâ bir avantajımız var. Doğru stratejiyle 5 yılda yön değiştirilebilir. Yeter ki ego yerine işbirliği, slogan yerine metodoloji, teşvik yerine verimlilik konuşalım. Zaman aynaya bakma zamanı...🤫