Masumiyet Müzesi’nin projesini hazırlayan ancak son noktayı koymadan ayrılan İhsan Bilgin ve Orhan Pamuk’un ilk fikir ayrılığı da binanın yıkılıp yeniden yapılması konusunda yaşanmış.
Orhan Pamuk
Bilgin yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Binanın statiğini yaptırdım, ilk çelişkimiz de oradan çıktı. O binanın yıkılıp yeniden yapılmasını istedi. Ben de binanın yıkılmasının kafasındaki senaryoya uymayacağını söyledim. Bir hatıra müzesi yapmak istiyorsunuz ama evi sıfırdan yapmışsınız. Düşünün bu evde çok kıymetli şeyler yaşamışım, onun hatırasına müze kuruyorum ama evi yıkıp yeniden yapıyorum. O evden bir şey kalır mı? Ben onun mendillerini, eşyasını saklamışım, bunları sergiliyorum ama bina yok. Mutlaka o binadan bir şeyler kalmalı. Ve çok tehlikeli bir işe giriştim. Binada galeriler açabilmek için yıkman da gerekiyor. Olağanüstü bir statik proje yaptı mühendis arkadaşlarım ve binayı askıya alıp yeniden yaptık. Yapım aşamasında hiç ilgilenmedi ama. Ben sanıyorum ki Orhan bir romancı, orada yatacak, gözlem yapacak ve bütün yaşananları yazacak. O çok araçsal bakıyordu. Sonuç olarak benim için eğlenceli ve iyi bir iş çıktı ama romana sadık kalan o değil, bendim.”🤨