BABAANNE EVİ GİBİ OLMASINI İSTEDİ
İhsan Bilgin daha sonra Alman mimar Gregor Sunder-Plassmann tarafından tamamlanan Masumiyet Müzesi’nden ayrılmasında Orhan Pamuk’un haklılık payının olduğunu söylüyor: “Bir noktada anladı ki yapılan iş onun istediği gibi değildi. Yabancı bir şey oluyordu. Şöyle tarif etti ve ben anladım ne istediğini: ‘Ben babaanne evi gibi bir şey istiyorum. Hani gidersin babaannene, her şey dağınıktır, hiçbir şey atılmamış ve yığılmıştır üst üste. Ben öyle bir şey hayal ediyorum, sen bana çok düzgün, iyi mimarlık örneği, trendy bir müze yapıyorsun. Ben böyle dağınık, yığıntı bir müze istiyorum. Pırıl pırıl bir müze değil’ dedi. Haklıydı.”
İhsan Bilgin’in anlattıklarından Pamuk’un kafasındakileri nasıl hayata geçirdiğini öğreniyoruz.
Bakalım Taray Apartmanı’nda nasıl bir süreç yaşanacak ve ortaya nasıl bir yapı çıkacak?
‘YÖRÜK KIZI’ LÜLEBURGAZ’DA
İŞ Sanat Anadolu Sergileri, Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan yapılan özel seçkileri sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. 28 Şubat – 1 Mart tarihlerinde Lüleburgaz Şubesi’nde ziyaret edilecek ‘Hayatın Renkleri’ başlıklı seçki, figüratif resim geleneği etrafında şekilleniyor.
1943 yılında Yurt Gezileri kapsamında Kırklareli’nde bulunmuş olan Saip Tuna’nın seçkinin temasını güçlü biçimde temsil eden ‘Yörük Kızı’ tablosuyla birlikte Melâhat Üren, Hüseyin Avni Lifij, Şükriye Dikmen, Fikret Muallâ Saygı ve Nuri Abaç gibi sanatçılarımızın günlük hayattan sahneleri ve insan manzaralarını yalın, dışavurumcu ve şiirsel bir dil aracılığıyla tuvale taşıdıkları eserler bu sergide izlenebilecek.
İhsan Bilgin