“Ancak” ile parantez açalım; sosyal medya önemli bir özgürlük alanı ve bir noktada bu alanı özgür kılan da bu “anonimlik.” Herkesin “tek renk” olduğu bir yerde, kendi yankı odalarımızda kaybolmaz mıyız? Ayrıca kimlik bilgilerimizi bir üçüncü kullanıcıya, hem de kendi isteğimizle vermek, bir güvenlik açığı yaratmaz mı? Ya da yazdıklarımız yüzünden fişlenir miyiz? Tüm dünya konuyu aslında bu başlıklarla tartışıyor.
ENDİŞELERİ ANLIYORUZ
Bakan Gürlek, “Endişeleri anlıyoruz. Devlet bizi takip mi edecek, kişisel bilgilerim sosyal medya sunucuları eline mi geçecek diye tereddüt var. Fakat kesinlikle böyle bir şey yok” diyor ve asıl amacın güvenlikli bir alan oluşturmak olduğunu, Almanya ve İspanya’da da katı bir düzenleme yapıldığını söylüyor.
Anonim olunca yargılama yapılamıyor
Peki bu uygulamayı hayata geçirmek ne yarar getirir? Yanıtını Avukat Mustafa Zafer verdi: “Sosyal medya üzerinden yapılan suçlarda; hakaret, tehdit, taciz gibi, son dönem ciddi bir artış var. Bu şikâyetlere ilişkin sağlıklı bir soruşturma yapabilmek ve ceza sorumluluğunun şahsiliği gereğince, suçun kim tarafından işlendiğinin açık şekilde tespit edilmesi önemlidir. Ancak çoğu zaman, suçun kim tarafından işlendiği belirlenemediği, şüpheli/fail ‘anonim’ kaldığı için yargılama olmamaktadır. Bu durum mevcut soruşturma sayılarının yüksek görünmesine, yanı sıra toplumda ‘cezasızlık’ algısının güçlenmesine ve adalete olan güveni zedelemeye neden olmaktadır. Oysa hakaret, tehdit, taciz gibi suçlara karışan bir şüphelinin kimliği açık ve belirlenebilir olursa, yaşanan mağduriyetlerin derhal giderilmesi de mümkün olacaktır.”
Mustafa Zafer