Dolma: Asırları, sınırları aşan, emek ve sevgi dolu yemek
Son derece emek yoğun bir yemek olan dolma, sınırları ve inanç sistemlerini aşarak dünya çapında cömertliğin ortak dili haline geldi.
Bu emek yoğun yiyecek, imparatorlukları, sınırları ve inanç sistemlerini aşarak dünya çapında cömertliğin ortak dili haline geldi.
Fatima Oliyan, Riyad'daki evinde geleneksel bir Suudi bayram yemeği için misafirlerini ağırlarken menüsünde hemen her zaman dolma da vardır: Arapça "waraq enab" adıyla da anılan doldurulmuş üzüm yaprağı ya da sarma.
Düzgünce sarılmış ve üzerine bir miktar limon gezdirilmiş yapraklar, baharatlı pirinç, et ve sebze karışımıyla dolduruluyor ve ardından geniş bir servis tabağına özenle yerleştiriliyor.
Oliyan, "Evde dolma yapmayı çok seviyorum" diyor.
"Ailemizde bunu yıllardır yapıyoruz. Dolma olmadan bir bayram tabağını hayal bile edemiyorum."
Oliyan için dolma sadece bir yemek değil, tek bir lokmada bir araya getirilmiş sevgi, birliktelik ve misafirperverlik.
Beş yıldan fazla bir süre Ortadoğu'da yaşadım ve genellikle kutlamalarda ikram edilen ekşi üzüm yaprağı dolması benim de favorilerimden biri haline geldi.
Özellikle şehrin yemek kültürü gün batımından sonra canlandığı için Ramazan ayını çok seviyorum.
Kendim oruç tutmasam da bir restorandan diğerine geçmeyi ve arkadaşlarımın evleri arasında gidip gelmeyi, her iftar gecesinde farklı dolma çeşitlerini tatmayı seviyorum. Bazen daha acı, bazen biraz daha baharatlı ve bazen de etsiz.
Ancak Riyad'daki yemek masalarında görülen bu küçük farklılıklar, çok daha büyük bir hikayenin parçası.
Kıtalar ve kültürler arasında yolculuk ederek dünyanın dört bir yanında cömertliğin ve misafirperverliğin sembolü haline gelen bir yemeğin hikayesi.