Osmanlı coğrafyasını dolaşan dolma
Yüzyıllar süren Osmanlı egemenliği altında dolma, imparatorluk topraklarına yayılarak Akdeniz, Kafkaslar, Balkanlar ve Ortadoğu'da yeni yuvalar buldu.
Yerel zevklere ve malzemelere uyarlandıkça, yeni isimler ve kimlikler kazandı.
Arapça konuşulan bölgelerde "sarma yaprak, waraq enab", Kürt topluluklarında "yaprakh", Azerbaycan'da "yarpaq dolması" ve Yunanistan'da "dolmades"oldu.
Sebze dolması Levant ve Mısır'da "mahşi" olarak bilinmeye başladı. Daha soğuk bölgelerde, lahana yaprakları devreye girdi ve Polonya'da "gołąbki" ve Bulgaristan'da "sarmi" gibi yemekler ortaya çıktı.
Dolmanın en ilginç yolculuklarından biri, bu yemeği İsveç'e kadar götürdü.
İsveç Kralı 12. Charles 1709'da Poltava Savaşı'nda Rusya'ya yenildikten sonra beş yılını Osmanlı topraklarında yaşadı.
Dolmaya düşkünlüğü ve yerel damak zevklerini uygulayarak lahana sarmasını yaratan bir aşçı ekibiyle birlikte ülkesine döndü ve İsveç'in "kåldolmar"ı doğdu.
Şef, restoran sahibi ve yemek kitabı yazarı Stefan Ekengren "Bizim kåldolmar'ımız Türk dolmasından daha tatlı" diyor.
"Bizimkiler genellikle geleneksel İsveç şurubu olan ljus sirap ile tatlandırılır ve yaban mersini ile servis edilir."
Doğuda ise dolma, Hindistan'da yeni bir yuva buldu. 16. yüzyılda Kalküta'ya yerleşen Ermeni tüccarlar, doldurulmuş sebze fikrini yerel mutfaklara tanıttılar.
Bengalli aşçıları, bölgeye özgü sivri bir kabak türü olan potala'yı balık, karides, patates, haşhaş tohumu ezmesi, kuru üzüm ve lor peyniriyle doldurarak ve aromatik bir köri sosunda pişirerek işi bir adım daha ileri götürdüler.
Sonuç olarak ortaya çıkan potaler dolma, bugün Batı Bengal'de çok sevilen bir yemek.