BİR RAMAZAN GELENEĞİ: KALİFORNİYA HURMASI
RAMAZANIN gelişiyle marketlerde hurma reyonları en görünür yerlerde sergilenmeye başladı.
Ben hurmaya bayılırım. Yıllar önce Medine’deki hurma pazarına gittiğimde gördüğüm çeşitlilik karşısında inanamamıştım.
Hurma dünyası Kuzey Afrika’dan Filistin’e oradan Arap Yarım Adası’na muazzam bir çeşitlilik içeriyor.
Fakat bugünlerde İngiltere ve Avrupa’daki marketlerde boy gösteren bir hurma çeşidi daha var: Kaliforniya hurması!
Hurma ağacı Kaliforniya’ya 19. yüzyılın sonunda ilk kez Ortadoğu ve Kuzey Afrika’dan getirilmiş.
Son yıllarda özellikle Fas hurması olarak bilinen Medjul, festivaliyle ünlü Coachella Vadisi’nde yetiştirilmeye başlamış.
Pazarlama Amerikalıların ata sporu olduğundan, “glutensiz doğal şeker”, “lif kaynağı benzersiz lezzet” sloganlarıyla paketlenip Avrupa pazarlarında Ortadoğu hurmalarına rakip olmuş.
Üzerinde “Kaliforniya üretimi” yazan bir hurma görmek bana absürt geldi. Ama tadı nasıl derseniz, yalan yok; bayağı güzel.
KEDİMLE TOKALAŞTIM
GEÇENLERDE Ahmet Hakan, izlediği bir belgeselden yola çıkıp şöyle yazdı: “Parmağınızı kedinin burnuna doğru yavaşça uzatın. Eğer kedi, burnunu parmağınıza değdiriyorsa... Bilin ki sizinle tokalaşmıştır.”
Bu taze bilgiyi okuyunca, dedim ki “Bunca yıllık hukukumuz var, şu bizim kediyle bir tokalaşayım.”
Sonuç: Bu yazıyı işaret parmağımda büyükçe bir yara bandıyla yazıyorum.
Sorun belgeselde mi, bizim kedide mi yoksa bende mi bilemiyorum. Ama her teorinin pratiğe, her belgeselin her kediye uymadığını anladım.🤫