KENDİMİ ‘OZ BÜYÜCÜSÜ’NDEKİ DOROTHY GİBİ HİSSETTİM
- Siz başroldesiniz ama filmde çok geniş bir oyuncu kadrosu var ve kısa bir süre için bile olsa oynayan herkes önemli. Bu kadar çok karakterle dolu bir senaryo üzerinde çalışmak nasıl bir deneyimdi?
- Harika bir deneyimdi. Gerçekten harikaydı. Kendimi adeta “Oz Büyücüsü”ndeki Dorothy gibi hissettim; yolculuğum boyunca birbirinden renkli karakterlerle karşılaşıyordum. Ayrıca Brezilya’nın kuzeydoğusundan, Paraíba, Pernambuco, Alagoas ve Bahia’dan gelen pek çok oyuncuyla çalışmak benim için çok özeldi. Hepsi birbirinden güçlü oyunculardı.
15 yaşımdan beri oyunculuk yapıyorum ve beni hâlâ bu mesleğe heyecanla bağlayan şey, karşımdaki oyuncuya bakıp onunla birlikte bilinmeze atlayabilmek. Belki klişe gelebilir ama oyunculukta en sevdiğim duygu bu. Karşınızdaki oyuncuyla sahneye başladığınız anda, her şeyin bambaşka bir yere gidebileceğini hissetmek... Bence en canlı ve en gerçek anlar orada doğuyor. Her şeyi plana sıkı sıkıya bağlayan, sürprize izin vermeyen oyunculuk bazen o özgürlüğü kısıtlıyor. Kleber’in en sevdiğim yönlerinden biri de bu; sahne doğal olarak başka bir yöne akmak istediğinde buna alan açıyor, hatta bazen sahnenin ortasında bize yeni replikler atarak bizi daha da özgürleştiriyor. Bu nedenle o oyuncu kadrosuyla çalışmak gerçekten olağanüstüydü. Bu deneyimi tarif etmek için evet, en doğru benzetme Dorothy ve “Oz Büyücüsü”.