Tarihi camide hünkâr sofrası!
Venedik mimarisinin, o muhteşem Adriyatik şehrini yaratan tekniğinin İstanbul’daki aksıdır burası. Peki şimdi ne halde? Yeni Camii ya da diğer adıyla Valide Sultan Camii Külliyesi’ne “Hünkâr Sofrası” kurulmuş. Kime sormuşlar da açmışlar? Kim izin vermiş de halkın parasıyla tadilatı yapılan bu yere komedi afişleri asmışlar? Bu rezalete müsaade edenler İstanbul âdetlerine de, zarafetine de en kötüsü tarihi mirasına da yabancı...
UKRAYNA’nın güzeli, Sultan İbrahim’in eşi; ekseri valide sultanları gibi meçhul bir coğrafyadan, doğduğu büyüdüğü ve esir olarak getirildiği yer Doğu Ukrayna mı, Batı Ukrayna mı, Zaporojya mı belli olmayan Osmanlı tarihinin güzel kadını... 17. yüzyılın valide sultanları Kösem Sultan ve Emetullah Râbia Gülnûş Sultan’ın aksine devlet idaresinde pasif kalmayı tercih eden ve Köprülü hanedanına idareyi bırakan Hatice Turhan Sultan, Osmanlı mimarisine Eminönü ve Yeni Camii’yi hediye eden yüce valide ve Sultan İbrahim’in eşi; istese de istemese de Kösem Sultan’ın rakibesi... Harem hâkimiyetiyle ismi anılır; belki de böyle bir şöhreti en az hak eden Ukraynalı.
MUHTEŞEM CAMİNİN ÜSTÜNE TİTREMELİYİZ
Ukrayna Cumhuriyeti kurulduktan sonra Türkiye’yi ziyaret eden Ukrayna devlet adamları, Kanuni’nin göz bebeği, üç şehzadenin annesi Hürrem Sultan ile birlikte onun mezarını ziyaret ediyorlar.
Slavların bu kalabalık nüfuslu halkı için bir imparatoriçe ve ana kraliçe mesabesindedir. Türbesi Ukrayna’nın resmî protokolünde yer alır. Üstüne titrememiz gereken abidelerimizden biri, İstanbul’daki muhteşem camiidir. İlk evvela İstanbul camilerinin yedek çini deposuydu. Çinilerin hesabını soran yok, ne olduğunu merak eden yok, gerekli tahkikatı yapan yok. Yağmacı münasebetsizlerin eline çiniler geçti.
Eminönü’nün İstanbul’un dolma arazisi semti olduğu, her gün orayı arşınlayan milyonlara mâlum değildir. Şayet sabah akşam nereyi arşınladıklarının farkında olsalar titrerlerdi. Venedik mimarisinin, o muhteşem Adriyatik şehrini yaratan tekniğinin İstanbul’daki aksıdır burası. Venedik lagünlerinin kazıklarla yaratılması gibi, bu semt de Dalgıç Ahmed Ağa sayesinde yaratılmıştır. Etrafında Mısır Çarşısı ortaya çıkmıştır. Mısır Çarşısı, imparatorluğun dört bir tarafından getirilen gıda malzemesinin, kumaşın, safranın, kıymetli taşların sergilendiği yerdi.