PAW Patrol kahramanlarıyla buluştum
PAW Patrol kahramanlarının, yani adı üzerinde patili karakterlerin çocuklar tarafından bu kadar sevildiğini görmek beni çok mutlu ediyor.
Nedenini tahmin etmişsinizdir.
İşin içinde çocuklar, köpekler, sahiplenme ve sevgi var.
Çocuklar bu köpeklerin bağımlısı olmuş durumda, bayılıyorlar. İşte tam da bu nedenle konuya özel bir inceleme yapmak üzere soluğu Antalya’da, The Land of Legends’da aldım.
Bir yıl önce açılan Nickelodeon Hotel’in ilk katı tamamen PAW Patrol temasına ayrılmış. Odaların duvarları devriye köpeklerinin resimleri ve objeleri ile dolu.
Dolaplar ve iç boyamalar da PAW Patrol temalı olunca kendinizi çizgi filmin içinde buluyorsunuz zaten.
Hemen yan taraftaki yeni tema park Nickelodeon Land’de ise Sünger Bob’dan Ninja Kaplumbağalar’a, PAW Patrol ekibine kadar farklı çizgi karaktere ait oyunlar, ride’lar, çarpışan arabalar, helikopterler, çocuklara özel itfaiye araçları gibi pek çok atraksiyon var.
Çocuklar için muhteşem, ama itiraf etmeliyim ki büyüklere de hitap ediyor. Tayga küçükken sık sık gittiğimiz Disneyland’in kalbimde özel bir yeri vardı; burası da o tatlı hisleri yaşattı. Karakterlerle tanışma anlarında çocuklar her karakterle fotoğraf çektiriyordu, ben de tabii ki PAW Patrol ekibiyle çektirdim.
UZMANLAR TAVSİYE EDİYOR
Gelişim uzmanlarına göre küçük çocuklar “yardım etmek” ve “işe yarar olmak” duygusuna büyük ihtiyaç duyuyorlar.
Dizideki köpekler küçük ama büyük işler başarıyor, tıpkı çocukların olmak istediği gibi.
Dizinin sunduğu kahramanlık korkutucu değil, şiddet içermiyor, karanlık bir tehdit yok. Dünyayı kurtarmak mümkün ama bunu sevimli, güvenli ve eğlenceli bir biçimde yapıyorlar.
Ekranın karşısında oturan küçük bir çocuk için bu dizi yalnızca bir eğlence değil; dünyayı anlamlandırmanın, kendini güçlü hissetmenin ve “ben de yapabilirim” demenin bir yolu.
Büyüyene kadar bizimle kalan kahramanların köpek olması şahane, patili dostlarımız adına geliştirdiğin farkındalık adına, teşekkürler PAW Patrol.