Dünün savaşı yarının savaşı... Stratejik hamlelerin önemi öne çıkıyor
ABD ile İsrail, İran’a saldırdı... Kazanacak mı sanıyorsun? Dünün savaşını konuşurken yarının savaşını kaçırıyoruz.
Bir yanda tank, füze, uçak. Öte yanda algoritma, qubit, işletim sistemi.
Ve o ikinci cephede çok daha sessiz bir yürüyüş var. Çin farklı bir pencereden bakıyor. Sıcak çatışmaya değil, soğuk hesaplamaya oynuyor.Kuantum bilgisayarlar için kendi işletim sistemini çıkardı. Adına Origin Pilot koydular
Ve bunu kilitlemedi. Halka açtı. “İndir, dene, geliştir” dedi.
Bu bir teknoloji haberi değil. Bu bir strateji hamlesi.
Biz hâlâ klasik dünyanın tartışmasındayız: Windows mu, macOS mu, Linux mü?
Çin ise klasik katmandan çıktı. Doğrudan kuantum katmanına geçti.
Origin Pilot’un çıktığı yer de tesadüf değil: Anhui. Çin’in kuantum yatırımlarını yoğunlaştırdığı bölge. Batı hâlâ ‘kimin qubit’i daha stabil’ yarışında. Çip kalitesi, hata oranı, soğutma teknolojisi...
Çin ise başka bir soruya cevap arıyor: “Bu makineler çalıştığında hangi yazılım dili konuşulacak?”
Tarihi hatırlayın.
Mobil devriminde kazanan en iyi telefonu yapan mıydı? Yoksa uygulama mağazasını kuran mı? Apple yıllar önce şunu anladı:
Geliştiriciyi erken yakalarsan geleceği sen yazarsın. Platformu kurarsın. Standartları belirlersin. Ekosistemi şekillendirirsin.
Çin şimdi aynı oyunu kuantumda oynuyor.Açık kaynak hamlesi romantik bir tercih değil. Bu bir davet: Gelin, yarının kodunu burada yazın. Belki!