ASIL SORU KİMİN AKLI DEVREYE GİRDİ
Soru artık net: Bu karar Washington’ın kendi önceliği miydi, yoksa Tel Aviv’in güvenlik ajandası Washington’a mı taşındı? Savaşları bitirmekle(!) övünen bir lider, neden ve hangi akılla ya da belki de tehditle, o bölgede ailesinin ve kendisinin büyük çıkarları olduğu iddiası konuşulurken o bölgeye yayılma riski olan bir savaşı başlatır? Tablo şu;
- Amerikan askeri gücü sahada.
- Amerikan üsleri hedefte.
- Amerikan askerleri risk altında.
- Oysa ABD’nin küresel öncelikleri var: Çin, Rusya, Pasifik dengesi.
- Tam da bu nedenlerle eleştirel çevrelerde şu soru dillendiriliyor: Bu gerçekten Amerika’yı büyütüyor mu, yoksa İsrail’in güvenlik önceliğini önceleyen bir çizgi mi izleniyor?
Bu bir slogan tartışması değil.
Bu bir stratejik öncelik tartışması.
TRUMP’IN MÜZAKERE TARZI: ‘YA DEDİĞİMİ YAP YA BEDELİNİ ÖDE’
Trump’ın dış politika yaklaşımı uzun süredir tartışılıyor. Yorumculara göre yeni müzakere biçimi özetle şöyle:
- “Ya dediğimi yaparsın ya bedelini ödersin.”
- Bu klasik diplomasi değil; baskı merkezli güç politikası.
- Ekonomik yaptırım, açık askeri tehdit, hızlı karar.
- Bazı Amerikan yorumcular bu tarzı “mahalle kabadayılığına benzeyen bir dış politika anlayışı” olarak tanımlıyor.
- Elbette bu bir siyasi eleştiri.
- Ancak şu gerçek göz ardı edilemez: Bu kriz, diplomasiden çok güç kullanımının tercih edildiğini gösteriyor.
İSRAİL’İN HESABI
İsrail açısından başından beri tablo net:
- Nükleer eşik geçilmeden müdahale.
- Bölgesel caydırıcılığı yeniden tesis etme. (Herhangi bir ülkeye füze kapasiteni yok et demek, reel politiğe ne kadar uygundur?)
- Etrafında tamamen kendine göre güvenli alan tesis etmek.
- Ancak İsrail yayılmacılığının ve savaşı başka ülkelere de taşımasının hem maliyeti hem de büyük riski var.
- İran misilleme kapasitesine sahip. Öyle ya da böyle karşılık için vurduğu her yerde olası yeni bir karşılık görmesi durumunda savaşın yayılma riski artacak.
- Enerji krizi ise artık kapıda...
İRAN’IN KAPASİTESİ
- İran liderine yönelik saldırı bir şoktu. Ancak devlet yapısı dağılmış değil.
- Devrim Muhafızları ayakta. Kurumsal yapı işliyor.
- İran’ın gücü yalnızca füze teknolojisinde değil. Yoğun saldırı kapasitesi, bölgesel silahlı ağlar, enerji geçiş hatları üzerindeki baskı potansiyeli de var.
- İran doğrudan üstünlük kuramayabilir; ama maliyet üretir.ÜÇ OLASI YOL
Trump gün içinde farklı açıklamalar yapabilen bir lider. ABD-İran yeniden masaya oturacak mı göreceğiz ancak olası üç senaryoya bakmak gerekiyor:
1- Sınırlı operasyon ve ateşkes:Kapasite zayıflatılır, diplomasi devreye girer.
Kısa vadeli denge oluşur.
2- Yıpratma savaşı ve müzakere:
Taraflar zarar görür, arka kapı diplomasisi başlar.
Kontrollü bir çıkış mümkün olur.
3- Bölgesel yangın:
Hizbullah başta olmak üzere İran’ın vekil güçleri devreye girer.
ABD üsleri hedef olmaya devam eder. Bu İngiliz üslerine yansırsa İran’a karşılık vermek isteyenlerin sayısı artabilir.
Hürmüz kapanır.
Petrol fiyatları sıçrar.
Pandora’nın kutusu kapanmaz.
Bu senaryo küresel kriz demektir.