Algoritmanın ‘hayalet’ işçileri
Yapay zekâyı “Ay ne güzel, beste yapıyor” diye alkışlarken, işin mutfağındaki emekçilerin dünyası resmen tepetaklak olmuş durumda.
Mix Akademisi öyle bir rapor hazırlamış ki adı üstünde: “Üretken Yapay Zekâ ve Dijital İş Gücü: Stüdyo Profesyonelleri için Çevrimiçi Müzik İş Gücünün Değer Kaybı”.
Raporu satır satır okurken ‘Yok artık’ dediğim yerler oldu. Meğer o çok sevdiğimiz stüdyo müzisyenleri, artık birer yaratıcı değil, algoritma tamircisi haline gelmiş.
Müzik sektöründe ‘hayalet emek’ dönemi başlamış durumda.
Olay şu: Yapay zekâ bir şeyler ‘üretiyor’, sonra stüdyo müzisyenine gidip “Şu robotun çaldığı saçma sapan yerleri insan kulağına uygun hale getir, üzerinden bir geç” diyorlar.
Arjantinli müzisyen Manuel Villar Lifac gibi usta isimler isyanda; “Yapay zekâ üretimi parçalarını düzeltmek, sıfırdan orijinal bir şey yazmaktan daha uzun sürüyor” diyor. Yani müzisyen, besteciden çıkıp algoritmanın kalite kontrol uzmanına dönüşmüş durumda.
RAKAMLARLA MÜZİK İSTİLASI
Mix Akademisi, rakamlarla bu durumu gözler önüne seriyor. Deezer’dan örnek gösteren araştırmada platforma her gün yüklenen şarkıların tam yüzde 34’ü tamamen yapay zekâ ürünü. Müzik platformlarına her gün 112 binden fazla yeni şarkı akıyor.
Pazar o kadar şişmiş ki, yer kalmamış. Bir stüdyo müzisyeninin çevrimiçi platform geliri şimdiden yüzde 10-15 civarında azalmış.
Neden mi? Çünkü insanlar ‘insan unsurunu’ atlayıp direkt robota koşuyor. Araştırmaya göre 2028 yılına kadar yaratıcı sektör çalışanlarının gelirlerinin yüzde 24’ü risk altında.