Bu riskin en hızlı yansıdığı yerin petrol fiyatları olduğunu gördük.
Peki ikinci Trump’ın ikinci vaadi yani siyasi risk sigortası ne derece etkili olur?
Savaş dönemlerinde frene ilk asılan sigorta şirketleri olur. Ya poliçe yapmazlar ya da fahiş fiyatlar isterler. Eğer tankerler sigorta bulamazsa, gemiler limandan çıkmaz. Petrol yüklenmez. Ticaret durur.
ABD’nin devreye girmesi şu mesajı veriyor:
“Riski devlet üstlenir.”
Bu, ticaretin devam etmesini sağlar. Ama riskin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Uzmanlara göre, tam tersine riskin varlığını bizzat kabul ediyor. Saldırı yok ama ihtimali bile sigorta primlerini patlatmıyor durumda. Tıpkı petrol fiyatları gibi... Çünkü enerji piyasası belirsizliği sevmez.
Bugün dünya petrol piyasasının en büyük korkusu Hürmüz’ün kapanması değil; Hürmüz’ün tehlikeli hale gelmesi.
Bir yanlış hesaplama...
Bir füze...
Bir mayın...
Bir tanker saldırısı...
Küresel enerji piyasası birkaç gün içinde altüst olabilir.
Bu yüzden Hürmüz Boğazı bugün sadece askeri bir gerilimin sahnesi değil.
Aynı zamanda dünya ekonomisinin en pahalı sigorta poliçesi ile karşı karşıyız.
Boğaz açık kalırsa petrol akmaya devam eder. Risk yükseldikçe dünya ekonomisi bu dar geçitten her gün biraz daha pahalı geçer.
Peki ya Boğaz tamamen durursa?
Onu da Trump düşünsün...