İTİBARLARI GERİ VERİLMELİ
Nedir o politikalar? Cevabı şöyle: “Öncelikle öğretmenlerimize kaybettikleri itibarları geri verilmeli. ‘Boş boş oturuyorlar’ gibi söylemlerle itibarsızlaştırıldılar. 147 şikâyet hattı ile CİMER’e yapılan, öğretmeni huzursuz eden, veliyi ise her koşulda haklı gören, mesnetsiz başvurular da bugünkü tablonun temel sebeplerinden. Gelen şikâyetleri bir görseniz... ‘Benim çocuğumla daha az ilgileniliyor’dan tutun da öğretmenin kullandığı kalemin rengine, yediği yemeğe, kıyafetine, saçına, bakışına, arabasına kadar... Bu şikâyetler öğretmenlere elbette tebliğ ediliyor, bu da eğitimcilerde derin bir üzüntü yaratmasının yanı sıra, ‘Karışırsam şikâyet edilirim, başıma iş gelir’ kaygısı yaratıyor. Bu kaygıyla nasıl verimli olunabilir ki? Öğretmenin kurması gereken otoriteyi ellerimizle yok ettik.”
GÜVENLİK STANDART OLMALI
“Okullarımızın güvenlikli hale gelmesi de şart. Okul kapılarına, üniformaya dayalı olmayan bir güvenlik görevlisi, gerekliyse bir metal dedektör/turnike konulmalıdır. Avrupa’da okul ziyareti yaptık, 15 dakika bekletildik, ciddi bir güvenlik aramasından geçerek girdik içeri. Çünkü dünya artık eski dünya değil. Bu önlemler, sadece eğitimciler değil dışarıdan gelebilecek her tür riske karşı çocuklarımızın da yararınadır. Bugün, ekonomik açıdan daha zengin semtlerde, velilerin bağışlarıyla, okul- aile birliği bütçesinden karşılanarak bunu uygulayan okullar var. Oysa merkezi bir planlama ile Türkiye’nin her yerinde bir standart haline gelmesi lazım bu önlemlerin.”