ANKARA’NIN ÖNCELİĞİ: SAVAŞI BÜYÜTMEMEK... ERDOĞAN’IN TARİHİ UYARISI
Savaş başlayınca ABD Başkanı Trump’ın aradığı liderlerden biri de Cumhurbaşkanı Erdoğan’dı. O görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump’a “Diplomasiye fırsat verilsin. Eğer iç savaş çıkarsa ya da mülteci akını olursa artık bölge kaldırmaz!” dedi. Trump da konuşmasında hak verdi ama dile getiremediği engeli İsrail idi.
- Ankara’nın diplomasi trafiğine bakıldığında Türkiye’nin bir süredir yoğun bir temas yürüttüğü görülüyor.
- ABD, Avrupa ülkeleri, İran ve Körfez başkentleriyle yapılan görüşmelerin ortak amacı var: Gerilimin kontrol dışına çıkmasını engellemek.
- Ankara’nın stratejisi net. Türkiye bu krizde taraf olmak istemiyor. Ama krizin yönetilmesinde etkili bir aktör olmak istiyor.
- Aslında Ankara’nın diplomasi çabaları yeni değil.
- 29 Ocak 2026’da Hürriyet’te yayımlanan “ABD-İran krizinde Ankara’nın sessiz diplomasisi: Üçlü görüşme formülü” başlıklı yazımda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump’a dikkat çekici bir öneri yaptığını yazmıştım.
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde ABD ile İran’ı Türkiye’nin de içinde olduğu bir liderler görüşmesinde bir araya getirme çağrısı yapmıştı.
- Bu teklifi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT Haber ekranlarından ilk kez açıkladı. Fidan; “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın bir araya gelebileceği bir liderler görüşmesi önerdi” dedi.
- Aslında o tarihte krizi çözmek için Türkiye ve bölge ülkeleri ortak bir dil, formül geliştirmişti. Hatta İran Dışişleri Bakanı bu teklife “İyi bir fikir” demişti. Sonra İran önüne gelen bu fırsatı kullanmaktan vazgeçti. Ankara’ya göre böyle bir zirve gerçekleşseydi süreç için “oyun değiştirici” bir adım olabilirdi.
- O dönemde Ankara’nın amacı açıktı: Krizi askeri alana taşımadan önce liderler düzeyinde diplomatik bir çıkış yolu açmak.
- Ankara bu amacından vazgeçmiş değil. Diplomasiye dönüş için yoğun çaba devam ediyor.