ANKARA’NIN BÖLGEYE DAİR ENDİŞELERİ
Ankara bir anlamda krizi dondurmaya çalışıyor. Nedeni ise bölgeye dair endişeleri:
- Bu kriz büyüyebilir.
- Bu çatışma kontrolsüz şekilde büyürse Ortadoğu’da yeni bir güvenlik mimarisi oluşabilir.
- Hürmüz Boğazı, enerji hatları, Körfez ülkelerinin güvenliği ve İsrail-İran denklemindeki değişim sadece bölgeyi değil, dünya ekonomisini de etkileyebilir.
- Türkiye açısından ise mesele çok daha doğrudan. Çünkü Türkiye hem NATO üyesi hem İran’ın komşusu hem de Ortadoğu’nun merkezindeki ülkelerden biri. Bu nedenle Ankara için mesele sadece bir kriz değil, jeopolitik bir risk.
- Türkiye İran ile doğrudan bir gerilim istemiyor. Ancak İran’ın Körfez’i de içine alan geniş bir çatışma alanı yaratmasının bölgeyi kontrolsüz bir savaşa sürükleyebileceğini düşünüyor.
- Ancak Ankara’nın eleştirisi sadece İran’a yönelik değil. Türkiye, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının da bölgesel dengeleri daha da kırılgan hale getirdiğini düşünüyor.
- Ankara’da dile getirilen görüşlerden biri şu: Ortadoğu’da askeri müdahaleler çoğu zaman krizleri çözmek yerine daha karmaşık hale getiriyor. Irak ve Suriye tecrübeleri bunun en açık örnekleri.
- Unutmayalım Ortadoğu’daki güç dengesi köklü şekilde değişebilir. Çünkü İran’ın zayıflaması yalnızca Tahran’ı değil;
- Irak’ı,
- Suriye’yi,
- Lübnan’ı,
- Körfez dengelerini doğrudan etkiler.