KÜRECİK ASLINDA NE YAPIYOR?
Kürecik’teki radarın görevi füze vurmak değil. Görevi füzeyi mümkün olan en erken anda görmek. AN/TPY-2 radarı X-band frekansında çalışan çok yüksek çözünürlüklü bir radar.
Bu radar:
- Balistik füzenin kalkışını, hızını, uçuş rotasını, düşeceği muhtemel noktayı çok kısa sürede hesaplayabiliyor.
- Yaklaşık 1000–2000 kilometrelik bir alanı görebiliyor.
- Bu da İran’dan fırlatılabilecek bir balistik füzenin çok erken aşamada tespit edilmesini sağlıyor. Füze fırlatıldığı anda radar devreye giriyor. Elde edilen veriler birkaç saniye içinde NATO’nun komuta ağına gönderiliyor. Burada radar verileri uydu sensörleri ve diğer radarlarla birleştiriliyor.
SİSTEMİN İKİNCİ HALKASI: DENİZDEKİ FÜZE SAVUNMA GEMİLERİ
Eğer füzenin hedefi NATO ülkeleri ise sistemin ikinci halkası devreye giriyor. Bu halkada Akdeniz’de devriye gezen Aegis destroyerleri bulunuyor. ABD donanmasının Arleigh Burke sınıfı destroyerleri NATO’nun füze savunma sisteminde kilit rol oynuyor.
Yaklaşık:
- 155 metre uzunluk,
- 9 bin ton deplasman,
- 300 kişilik mürettebat ile bu gemiler adeta denizde gezen bir savunma üssü gibi.
- Gemilerin kalbinde ise Aegis Combat System bulunuyor.
- Bu sistem güçlü SPY radarlarıyla çalışıyor ve aynı anda yüzlerce hedefi takip edebiliyor.
- Eğer füze tehdidi teyit edilirse gemiden SM-3 önleyici füze ateşleniyor.
- SM-3’ün en dikkat çekici özelliği şu:
- Patlayıcı taşımaz.
- Nükleer başlık taşımaz.
- Hedefi kinetik çarpma ile yok eder.
Yani uzayda hedefe çarpan yüksek hızlı bir metal mermi gibi çalışır. Askeri literatürde buna “hit-to-kill” deniyor.