Bölgesel yönetim başkanlığından yapılan açıklama:
“Bugün, 4 Mart 2026 Çarşamba günü, Kürdistan Bölgesi Başkanı Sayın Neçirvan Barzani, İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Sayın Seyyid Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi yapmıştır.”
Anlaşılan o ki;
Arayan taraf İran’dır.
Peki bu neden önemli?
Çünkü CIA ve MOSSAD’ın faaliyetlerini görüp kaygıyı duyan İran’dır.
Ve başkanlık ofisinden yapılan açıklamaya göre Barzani’nin cevabı:
“Başkan Neçirvan Barzani, Kürdistan Bölgesi’nin çatışmaların bir tarafı olmayacağını ve her zaman istikrar unsuru olarak kalacağını yinelemiştir.”
Şimdi soru şu:
-Varoluşunu ABD’ye borçlu olan Barzani ne yapacak?
Ben Türkiye’ye rağmen Barzani’nin İran’daki harekete silahlı destek vermesini beklemiyorum.
Peki İran’daki Kürt hareketi “siyasi” bir temele oturtulursa...
O zaman Barzani’nin desteği olabilir.
Ve daha keskin bir soru:
-Savaş uzadıkça askerlerinin, generallerinin cenazeleri ABD’ye gelmeye başlayan Trump’ın gerekirse “Silahlı Kürt kozunu” oynama isteği nasıl engellenir?
İşte sormamız gereken en önemli soru da budur.
Türkiye “Terörsüz Bölge” sürecini başlatmışken;
İmralı’dan gelen “silahı zihninizden çıkartın” mesajının önemi de tam burada ortaya çıkıyor.
Suriye ve İran’daki PKK uzantıları, böylesine kaotik bir ortamı fırsat görürler mi?
İmralı’nın mesajı ne kadar etkili olur?
Onu da zaman gösterecek.
İşte Türkiye Cumhuriyeti gibi büyük bir devletin varlığı da burada ortaya çıkıyor.
Haritayı değiştirme gayretlerinin görüldüğü;
Zor ve kritik günlerdeyiz.
Yani;
Kardeşliğin her zamankinden daha çok gerektiği günlerdeyiz.