Yapay zekâ: ‘O şimdi asker’
ChatGPT’nin savaş sistemlerine entegre olacağının kesinleşmesiyle birlikte yapay zekâ en büyük sınavıyla karşı karşıya. ‘Yapay zekânın cephedeki konumu’ meselenin düğüm noktası. Bir yandan da ‘ChatGPT’yi silme’ hareketi başladı. Milyonlarca insan sohbet botuna aboneliğini iptal etti.
Bugün kullandığımız internetin 1970’lerde Amerikan ordusu tarafından geliştirildiğini biliyor muydunuz? Evet, internet protokolü bir savunma sistemi olarak dünyaya geldi ve zamanla tüm insanlığın hizmetine sunuldu. İnternet beraberinde sayısız yeni teknoloji getirdi ve bunların önemli bölümü savunma sanayisinde kullanıldı. Şimdiyse ister kaderin cilvesi diyelim ister ‘karmik’ bir düzenin neticesi, çanlar sonunda varlığını internete borçlu olan yapay zekâ için çalmaya başladı.
Dünyaya sunulalı sadece üç yıl geçmesine rağmen görülmemiş bir süratle yaşamın her yerine yayılan yapay zekâ şimdilerde en büyük sınavıyla karşı karşıya. Ünlü piyeste Hamlet’in elinde kurukafa tuttuğu o an gibi, ama bir nüansla. “Öldürmek ya da öldürmemek, işte bütün mesele...” Hamlet’e benzetmek onu bir hayli romantize
etse de işin doğrusu bizler, insanlık olarak yapay zekâ karşısında en önemli sınavımızı vermeye hazırlanıyoruz. Yapay zekâ öldürmeli mi, öldürmemeli mi?
Vicdan sahibi her insanda karmaşık duygular uyandıracak, etik bir soru... Fakat savunma sistemleri geliştiren bir yazılımcı için aynı soru, savaşçı bir robotun cephede karşısına çıkan insanın düşman olup olmadığını tespit edebilme koşulunu ve neticede hayatını bitirip bitirmemeye yönelik karar mekanizmasını ifade ediyor.