Kıbrıs fırsatçılığı
Tarih, Ortadoğu’daki küçük kıvılcımların çatışmaya, çatışmaların bölgesel savaşlara döndüğü örneklerle dolu.
ABD ve İsrail’in bölgede İran’a açtığı savaş bu bakımdan bizi çok daha fazla ilgilendiriyor.
Çünkü böyle zamanlarda eski meseleler tozlu raflardan iner hatta savaşın kıvılcımlarıyla yeniden alev alabilir.
Son günlerde Kıbrıs’ın etrafında dönen olaylar da akıllara bu durumu getiriyor.
Kıbrıs, Britanya sömürge döneminin böl ve yönet politikasından günümüze kalan dünya çapındaki sorunlarından biri.
Aynı politikanın kötü mirasını bugün Filistin’de, Pakistan-Hindistan çatışmasında, Nijerya’da, Falkland’da ve daha birçok yerde görmek mümkün.
Britanya, 1960’ta Kıbrıs’ı terk ederken adada Dikelya ve Ağrotur üslerini tutmaya devam etti.
Üs dediğime bakmayın, bu iki askeri bölge büyüklük olarak adanın yüzde 3’ünü kapsıyor. Bugün halen Birleşik Krallık toprağı olarak kabul ediliyor.
İngiltere’nin ABD’ye üslerini kullanma hakkı verdiğini açıkladığı saatlerde İran tarafından Ağrotur’a bir dron saldırısı oldu.
Saldırıda yaralanan olmadı, İngiliz Savunma Bakanlığı üste küçük bir hasar meydana geldiğini açıkladı.
Ancak o andan itibaren Rum kesimi dikkat çekici şekilde bu olayı mevcut politikalarına tahvil etmek istedi.
İngiliz hükümetini kendilerini koruması için önlem almaya davet ettiler. Üsleri ziyaret eden İngiliz Savunma Bakanı John Healey’e bu konuda sitem ettiler.
Avrupa’yı da “desteğe” çağırdılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron - Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Hristodulidis - Yunanistan Başbakanı Miçotakis