Savaşın uzamasına izin verilmemeli
ÇÜNKÜ hayat duruyor.
Örneğin böyle bir büyük ve güzel gemiye binmişsiniz ve tatil planları yapmışsınız.
Ama olduğunuz yerde kalıyorsunuz, hareket edemiyorsunuz.
Füzeleri havada görüyorsunuz, çok yakınlarınızda evler yıkılıyor.
Çok lüks de olsa o gemide kalmak ister misiniz?
Ya da bu savaş riski kafanızdayken; tatil için bir gemi seyahati planı yapar mıydınız?
Tam da böyle bir tablo şu günlerde Arap Körfezi’nde yaşanıyor.
Dubai, Doha ve Abu Dabi limanlarında kruvaziyer gemileri demirlemiş durumda.
Ama hareket edemiyorlar.
Çünkü bölgede savaşın gölgesi var.
Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün verdiği bilgilere göre yaklaşık 15 bin kruvaziyer yolcusu bölgede mahsur kaldı.
Yolcu şirketleri şimdi adeta bir kriz yönetimi yürütüyor.
MSC, TUI, Celestyal ve AROYA gibi kruvaziyer şirketleri yolcuları ülkelerine geri gönderebilmek için gece gündüz çalışıyor.
Örneğin Yunan şirketi Celestyal’in gemilerinden biri Dubai’de, diğeri Doha’da bekliyor.
Yolcular gemilerden indiriliyor, uçaklarla evlerine gönderiliyor.
MSC Cruises, sadece bir gemideki yolcular için 1500’den fazla kişi adına dönüş uçuşu organize etti.
Bazı şirketler sezonu tamamen iptal etti.
Suudi Arabistan destekli AROYA Cruises, Körfez’deki kış sezonunun geri kalanını tamamen durdurdu.
TUI Cruises bazı gemilerinin tüm seferlerini iptal etti.
Kısacası turizm durdu. Bir anda.
İnsanlar tatil planı yaparken kafalarının bir köşesinde şu soru olursa...
“Ya bir şey olursa?”
O tatil zaten başlamadan bitmiş demektir.
Bu yüzden savaşlar hiçbir zaman sadece iki ülkenin meselesi değildir.
O yüzden Türkiye’nin duruşu, mesajları çok yerindedir.
Ve turizmde Türkiye’nin önü daha da açıktır.