UYGULANABİLİR ÇÖZÜMLER
Tablo buyken, dünyanın iklim ve enerji noktasında “sıfır” noktasına hızla yaklaştığının altını çizdi Bakan Kurum. Geçmiş konferanslarda alınan kararların icraata dönüşmediğine de özel bir vurgu yaptı: “Sürekli yeni kararlar alınıyor. Ama uygulama açığı çok fazla. Dolayısıyla karar almak pek önemli değil, aslolan alınan kararların uygulamaya koyulması. Bu nedenle Antalya’daki toplantıda niyet beyanından çok uygulamaları öne çıkartmak istiyoruz. Bu yüzden de bu toplantıya ‘uygulama konferansı’ diyoruz. Alınan kararlar lafta kalmasın radikal şekilde sahada da uygulansın istiyoruz. Dünya uygulanabilir çözümler de görmek istiyor” dedi.
EŞBAŞKANLIK YOK TÜRKİYE BAŞKAN VE EV SAHİBİ
Bakan Kurum, COP31’in alışılageldik “tek başkanlı” modelden farklı olarak, Avustralya ile nasıl yürütüleceğine de açıklık getirdi: “Eş-başkanlık gibi bir durum yok. COP31’in başkanı ve ev sahibi Türkiye. Eylem gündemini de yine COP Başkanlığı belirleyecek. Anlaşmamız gereğince ‘müzakereler başkanı’ ise Avustralya. Ama müzakere konuları ile alakalı her türlü istişareyi COP31 Başkanlığıyla, Türkiye ile yapmak durumunda. Yani Avustralya, COP Başkanlığı’nın onay vermediği hiçbir kararı alamaz. Ki aramızda böyle bir sorun da yok. Müzakereler Başkanı Chris Bowen ile uyum içindeyiz.”
ÖNEMLİ OLAN ÜLKELERİN ÇOĞUNLUĞUNUN ANLAŞMAYA VARMASI VE EYLEME GEÇMESİ
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol ise konuşmasına, Antalya’daki COP31’in başarılı olması için IEA’nın elinden gelen her şeyi yapacağı taahhüttü ile başladı. İngilizce sorulara, “Her zaman Türkçe konuşma fırsatım olmuyor” diyerek, Türkçe yanıt verdi. Galatasaray’ın Liverpool galibiyetine de selam çaktı.
EMİSYONLARIN PASAPORTU YOK
ABD’nin bu yılın başında Paris İklim Anlaşması’ndan resmen çekilmesinin etkisine yönelik bir soruya ise şu yanıtı verdi: “Emisyonların pasaportu yok, hepimizi etkiliyor. O yüzden buna global bir çözüm bulmak lazım. Zaten o yüzden bu COP toplantısı oluyor. Bir ülkenin ya da birkaç ülkenin buna kendi başına çözüm bulması imkânsız. Bazı ülkeler çekilmiş olabilir, bazı ülkelerin çekinceleri olabilir; ama önemli olan ülkelerin büyük bir çoğunluğunun bir anlaşmaya varması ve eyleme geçmesidir. Ben bu bakımdan Türkiye’nin COP31 başkanlığı ile bunu başaracağına inanıyorum.”
TÜRK İNSANI AFRİKALI KALPLERİ FETHEDECEKTİR
IEA geçtiğimiz yıl, “Afrika’da Temiz Pişirmeye Evrensel Erişim” başlıklı bir rapor yayımlamıştı. Rapora göre, Afrika’da bir milyar insan odun, kömür ya da tezek gibi kirletici yakıtlarla, çoğunlukla açık ateşte ve ilkel ocaklarda yemek pişiriyor. Rapor, Birol’un gündemindeydi.
COP31’in, Türkiye’nin dünyaya Türk insanının “insani” reflekslerini göstermesi için bir fırsat olduğunu söyledi ve “Türk insanının kalbi birçok konuda mazlumdan yanadır. 2015’te Türkiye G20 başkanlığı yaparken, Afrika’daki elektrik sorununu ilk defa dünya gündemine Türkiye taşımıştı. Şimdi de Afrika’yla ilgili başka bir sorun, enerji sorunu var. Her 5 aileden 4’ü hâlâ, yemek yaparken odun, kömür, tezek kullanıyor. Bu basit bir şey gibi geliyor! Fakat bu, özellikle kadınlarda ciddi solunum hastalıklarına ve Afrika’da her yıl 800 bin kadının erken ölümüne neden oluyor. Oysa çözümü son derece kolay” dedi.
Temmuz ayında Kenya Devlet Başkanı William Ruto ile toplantı düzenleyeceklerini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da onur konuğu olarak davet edeceklerini belirten Birol, “Türkiye’nin bu konuya el atması, Nairobi’den sonra Antalya’da da bu konuya önem vermesi Afrikalı kalpleri fethetmemizi sağlayacaktır” yorumunu yaptı.🤨