İran’a yönelik bu ikiyüzlü kararın alındığı Birleşmiş Milletler’in, New York’taki binasının girişinde, insanlık tarihine damga vurmuş sözler var, plaketlere İngilizce olarak yazılmış, binaya her giren çıkan görsün diye, duvarlara asılmış vaziyette sergileniyor.
O plaketlerden biri, İran’ın efsanevi şairi Şirazlı Sadi’ye ait.
13’üncü yüzyılda yaşamış olan ve adı üstünde İran’ın Şiraz kentinden olan Sadi’nin BM binasındaki beyitlerinde ne yazıyor biliyor musunuz?
“Ademoğulları aynı bedenin uzuvlarıdır / zira, aynı cevherden yaratılmışlardır / felek bir uzva elem getirirse / diğer uzuvların huzuru kalmaz / eyy başkalarının acısıyla kaygılanmayan kişi, sana insan demek yakışmaz.”
Şirazlı Sadi’nin bu beyiti, İran edebiyatının en önemli eserlerinden Gülistan’dan alıntıdır, şiir ve öykülerden oluşan bilgelik kaynağıdır Gülistan, felsefesi itibarıyla, hümanist bakış açısıyla, pek çok dile çevrilmiştir, İslam aleminden daha fazla Batı’da etkili olmuş evrensel bir eserdir.
İşte bu yüzden, Şirazlı Sadi’nin Gülistan’daki bu beyitleri, bütün dünyadaki insanların birliğine, empatiye, barışa vurgu yapan mesajıyla, “kitabe” olarak, Birleşmiş Milletler binasında yeralır.
“Ademoğulları aynı bedenin uzuvlarıdır / zira, aynı cevherden yaratılmışlardır / felek bir uzva elem getirirse / diğer uzuvların huzuru kalmaz / eyy başkalarının acısıyla kaygılanmayan kişi, sana insan demek yakışmaz.”
E hal böyleyken bakıyoruz...
İranlı şairin bu hümanist şiirini kitabe olarak Birleşmiş Milletler binasına asıyorlar, “bütün insanlık kardeştir” diyorlar, “bir milletin başına felaket gelirse, öbür milletler de mutsuz olur” diyorlar, “başına felaket gelmiş bir milletin acısını hissetmeyenlere insan bile denilmez” diyorlar, İranlı şairin sözlerini insanlığa örnek olsun diye sergiliyorlar, sonra da hiç utanmadan, saldıranları değil, İran’ı kınıyorlar!🤫