DUYGUSAL YEME
Bilimsel araştırmalar bize gösteriyor ki yeme davranışı yalnızca fizyolojik açlıkla ilgili değildir. İnsanlar stresli olduklarında, üzgün olduklarında ya da kendilerini yalnız hissettiklerinde yemekle rahatlama arayabilirler.
Psikolojide bu durum “duygusal yeme” olarak tanımlanır ve düşündüğümüzden çok daha yaygındır.
İşte bu nedenle kilo yönetiminde psikolojiyi göz ardı etmek, tedavinin önemli bir boyutunu eksik bırakmak anlamına gelir.
Modern obezite tedavisi neden ekip işidir?
Günümüzde obezite tedavisi yalnızca diyet ve egzersizden ya da popüler olarak konuşulan “zayıflama iğnelerinden” ibaret değildir.
Etkili ve sürdürülebilir bir yaklaşım; hekim, diyetisyen, fizyoterapist ve psikoloğun birlikte çalıştığı multidisipliner bir modeli gerektirir. Çünkü kilo yönetimi yalnızca metabolizma ile değil, davranış ve duygularla da yakından ilişkilidir.
Psikoterapi kilo yönetiminde nasıl yardımcı olur?
Psikoterapi bu noktada güçlü bir araçtır. Özellikle bilişsel davranışçı terapi temelli çalışmalar, kişinin yeme davranışını tetikleyen düşünce ve duygu döngülerini fark etmesine yardımcı olur.
Örneğin birçok kişi diyet sürecinde küçük bir kaçamak yaptığında şu düşünceye kapılabilir: “Nasıl olsa bozdum.”
Bu düşünce çoğu zaman kontrolün tamamen bırakılmasına yol açar. Oysa bu düşünce kalıbını fark etmek ve yeniden yapılandırmak, sürecin sürdürülebilir olmasını sağlayan önemli bir adımdır.