Eğlenceli, ilgi çekici, heyecan verici bir film
Sinemada yenilikçi projelere imza atan yönetmen Yorgos Lanthimos ve oyuncu Emma Stone, “Bugonia” filmiyle tekrar bir araya geliyor. İki ünlü isimle; kara mizah ve yüksek gerilimi başarıyla buluşturan bu yapımın çok katmanlı dünyasını, yaratım sürecini ve merkezindeki duygusal dengeyi konuştum.
◊ “Bugonia”da sizi en çok etkileyen ne oldu?
- Yorgos Lanthimos: Senaryoyu ilk okuduğumda bana gerçekten çok eğlenceli, heyecan verici, ilgi çekici ve katmanlı geldi. Bir film olarak nasıl şekilleneceğini hayal etmek beni gerçekten çok heyecanlandırdı. Genellikle ilk aşamada çok analitik yaklaşmam. Bir şeyi okuduğumda, eğer ilgimi çekiyorsa, içgüdüsel olarak yüzeyde görünenin ötesinde çok daha fazlasını barındırdığını hissediyorum.
Filmi çektikten sonra hakkında konuşurken, temalarını çok daha iyi anladığımı fark ediyorum. Hatta bugün onu nasıl farklı bir bakış açısıyla değerlendirdiğimi ve 3 yıl önce ilk okurken nasıl daha belirsiz olduğunu görebiliyorum. Bu süreçte, dünyanın şu anda içinde bulunduğu durumun, bu karakterler ve hikâyeyle nasıl bağlantılı olduğunu daha iyi kavrayabiliyorum. Üzerinde düşünülecek pek çok şey var ama sanırım bunu yorumlamak biraz da izleyiciye kalmış. Bence film, her izleyicinin kendi kimliği ve hisleri doğrultusunda onu farklı şekillerde deneyimlemesine olanak sağlıyor.
◊ Senaryoyu ilk okuduğunuzda sizi en çok etkileyen ne oldu?
- Emma Stone: Bu senaryoyu ilk okuduğum andan itibaren çok sevdim. Bence tıpkı kitapta olduğu gibi, ilk 20-30 sayfa içinde o sesin ya da o duygunun size hitap edip etmediğini hemen anlarsınız.
Elbette, hikâyenin nasıl gelişeceğini o noktada bilmiyordum. Ama bu süreç içinde beni eh çok etkileyen şeylerden biri, zihnimin sürekli gidip gelmesiydi. Bütün bunların gerçekten doğru olup olmadığını sürekli sorguluyordum.
Senaryonun son derece kıvrak, şaşırtıcı, duygusal ve aynı zamanda komik olması da beni çok etkiledi. Bu nedenle, ilk andan itibaren kendimi tamamen hikâyenin içine bıraktım.
◊ Oyuncu kadrosunu oluşturma sürecinden biraz söz eder misiniz?
- Yorgos Lanthimos: Senaryoyu okur okumaz, içimde büyük bir heyecan başladı. Jesse’yi (Plemons) zaten çok erkenden aklıma koymuştum. Kısa süre önce “Kinds of Kindness” üzerinde birlikte çalışmıştık. Bu deneyim neredeyse üç film çekmek gibi olmuştu, çünkü o üç farklı hikâyede üç ayrı karakteri canlandırıyordu. Birlikte yeni şeyler öğrenmek, birbirimizi tanımak ve güvenimizi pekiştirmek adına çok güzel bir süreçti. Bu yüzden Jesse’yi hep aklımda tutuyordum.🙄