Don karakterine gelince... Senaryoda yazılış biçiminden çok etkilenmiştim ve bu karakter için karışıma profesyonel olmayan bir oyuncu katmak istedim. Zaten bunu filmlerimde sıkça yapıyorum. Bu kez oldukça önemli bir roldü.
Bu noktada, Emma ile “The Curse” projesinde birlikte çalışmış olan Jennifer Venditti’yi ziyaret ettik. Jennifer, özellikle eğitimli olmayan oyuncuları bulma konusunda, sokak casting’i alanında oldukça deneyimli ve uzman biri. Yaptığımız çalışmalar sonunda rol Aidan Delbis’in oldu.
◊ Yorgos ile birçok projede çalıştınız, onunla çalışma deneyiminiz nasıldı?
- Emma Stone: Yorgos’un filmlerinde genelde oldukça fazla prova yaparız. Ama bu projede aslında o kadar fazla zamanımız olmadı. Çünkü bir yandan bu filmin hazırlık süreci devam ederken, diğer yandan “Kinds of Kindness”ın tanıtımını yapıyorduk. Yorgos, Jesse ve ben sık sık bir aradaydık ve daha önce birlikte çalışmıştık. Bu yüzden aramızdaki rahatlık ve birbirimizi kısa yoldan anlayabilme hali bu film için gerçekten çok kıymetliydi.
◊ “Çok prova yaparız” dediniz, provalar nasıl geçer?
- Emma Stone: Açık konuşmak gerekirse, bizim provalarımız hiçbir zaman film hakkında daha fazla düşünmek için olmuyor. Provalar daha çok oyun gibi geçiyor. Replikleri öğrenmekten çok, prova sırasında metne bakmadan performans gösteriyoruz. Bu süreçte, denemelerimizin büyük bir bölümünde birlikte güven oluşturmak için eğlenceli ve samimi etkinlikler yapıyoruz. Bazen ise oldukça eğlenceli ve biraz da saçma olabilecek çeşitli aktivitelerle zaman geçiriyoruz.
Tüm bunlar, aramızdaki bağları güçlendirmek ve sahne deneyimini daha keyifli hale getirmek için mükemmel fırsatlar. Zaten aramızda bu güven ve uyum önceden vardı. Birbirini yeni tanıyan oyuncular için gerekli olabilecek ölçüde bir prova sürecine burada çok ihtiyaç duymadık. Yorgos’un filmlerinde çalışırken aslında durum biraz şöyle... Sanki biz bir grup tekneyiz, Yorgos da kıyı gibi. Herkes kendi teknesiyle açılıyor, bir şeyler keşfediyor ve sonra kıyıya geri dönüp onları getiriyor.
O, herkesin kendi yaratıcılığıyla yola çıkmasına izin veriyor. Sonra size bir yön veriyor; siz tekrar açılıp başka bir şey buluyorsunuz, yeniden kıyıya yanaşıyorsunuz ve böylece hikâyeyi birlikte kuruyorsunuz.
◊ Böylesine yüksek gerilimli dramatik sürreal bir filmde komik tonu nasıl dengeliyorsunuz?
- Yorgos Lanthimos: Aslında mesele sürecin kendisi. Öncelikle bunu en başta tam olarak bilmiyorsunuz. Bir tür denge bulmaya çalışıyorsunuz. Ama galiba bu noktada en önemli ölçüt yine siz oluyorsunuz. Eğer karmaşık ve içinde karşıtlıklar ile katmanlar barındıran bir şey yapıyorsanız, insanların bunu farklı şekillerde algılaması çok doğaldır.
Bu süreç yazım aşamasında başlıyor. Benim ise oyun alanım biraz daha geniş; oyuncuların getirdiği şeyler var, ardından kurgu aşamasında yaptıklarımız var, ses ve müziği kullanma biçimimiz var. Ve bütün bunlar sürekli değişiyor.
Bu, sürekli evrilen bir süreç. Sonunda da filme yalnızca sahne sahne değil, bir bütün olarak bakmanız gerekiyor. O yüzden gerçekten karmaşık bir süreç. Üzerine çok ciddi şekilde çalışmanız gerekiyor.