NE MUTLU Kİ FUTBOL HÂLÂ ‘BÜYÜ’ ÜRETEBİLİYOR
“Arda Güler’in attığı o golü, sosyal medyada paylaşan yayıncı kuruluş değil de herhangi bir hesap olsaydı, büyük ihtimalle altına şu yorumlar yağacaktı: ‘Bu gerçek mi?’, ‘Yapay zekâyla mı yapılmış?’, hatta belki ‘Grok, bu video doğru mu?’ Çünkü artık bizi şaşırtan şey, bir futbolcunun kendi yarı sahasından gol atması değil; böyle anların gerçek hayatta hâlâ yaşanabiliyor olması.”
Spor yorumcusu ve spikeri Deniz Satar’ın yorumuna katılmamam mümkün değil. Her alanda yaşadığımız derin ayrılıklar ve savaşların ortasında Arda’nın golü bizi hem futbolda birleştirdi hem de “gerçek hayatta da oluyor be böyle güzellikler!” dedirtti.
Şöyle devam ediyor Satar: “İşte Arda’nın golü tam da bu yüzden çok büyük. Sadece çok güzel bir gol olduğu için değil. Futbolun hâlâ büyü üretebildiğini, hâlâ insanı ekran başında durdurabildiğini, hâlâ, ‘Bir dakika, ben az önce ne izledim?’ dedirtebildiğini hatırlattığı için büyük. Arda, takımına sadece skor katkısı vermedi; futbolun gösteri tarafının, estetiğinin ve yanı sıra yeteneği ile ezber bozanlığının hâlâ canlı olduğunu da gösterdi.”
ARDA’NIN GOLÜ İLE DİTURO KENDİNİ SAHAYA GÖMMEK İSTEMİŞ OLABİLİR
Galatasaray’ın eski kalecisi Aykut Erçetin’i de “Yaklaşık 68 metreden gol yemek üzücü olsa gerek... Nasıl yorumlarsın bu golü?” sorusu ile aradım. Diyor ki:
“Yarı saha golleri her zaman unutulmazdır. David Beckham’ın ikonik orta saha golü gibi! 1996’da Manchester United formasıyla, yaklaşık 57 metreden Sullivan’ın üzerinden aşırtarak attığı gol, onu bir gecede süper starlığa taşıyan ve futbol tarihine geçen unutulmaz bir andı. E, Arda’nın golü yarı saha değil onun çok daha ötesi; 68 metreden hem de kale boşken değil doluyken atılan bir gol. Arda, nasıl klas bir oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi. Puskas’a aday, tarihi bir goldür bu.”
“Kaleci açısından ise... Vallahi Dituro’nun elinde bir kazma, kürek olsaydı inan bana kendini hemen oracığa gömebilirdi. Öyle kötü bir his böyle bir gol yemek...” 🤫