Sadece cephede değil sofrada da savaş olur
GÜZELLER güzeli dünyamızda 8 milyarı aşkın bir nüfusla yaşamaya çalışıyoruz.
Yaşamaya çalışıyoruz diyorum çünkü bu kalabalık kadro olarak tüm dengeleri bozmakla hayli meşgulüz. Doğa katliamı, sanayileşme, küresel ısınma derken bu çağda ne yazık ki savaşlara şahit olmaya devam ediyoruz. Eğer sıcak savaşın içinde değilsek ve kafamıza bombalar yağmıyorsa 8 milyar kişi aslında her gün tek bir ortak amaç için uğraşıyoruz. Yemek yemek, yani beslenmek...
Oysa bu kalabalık nüfusu besleyen tarım sistemi hiç de sandığımız kadar sağlam değil.
Tam tersine birkaç kritik girdiye sıkı sıkıya bağımlı.
Enerji, gübre ve lojistik.
Bu üçünden biri bile sarsıldığında zincir kırılmaya başlıyor.
Nasıl mı, haydi gelin ayrıntılarına bakalım...
Savaşlar konuşulurken ilk bakılan yer petrol fiyatlarıdır. Piyasa ekranları açılır, Brent kaç dolar oldu diye bakılır. Oysa İran’daki savaşın gerçek etkisi yalnızca petrol piyasasında değil küresel tarımın maliyet yapısında hissedilecek.
Çünkü modern tarım üç kritik girdiye dayanıyor: enerji, gübre ve lojistik. İran çevresindeki savaş ise tam olarak bu üç damarın kesiştiği noktayı etkiliyor.🙄