"BENZER ŞEKİLDE ÇOK YAPI VAR"
Emekli sanat tarihçisi Prof. Dr. Engin Beksaç, Edirne'de benzer şekilde çok sayıda yapı olduğunu belirterek, "Yıkılmış, terk edilmiş, arsası satılmış mescitler çok. Özellikle olayın başlangıcı 1930'lu yılların sonları ve 1940'lı yıllara kadar giden bir öykünün parçası buraları. Bu dönemde pek çok mescit ve benzeri yapı, Osmanlı yapısı satılıyor, özel mülkiyete geçiyor ve ondan sonra da bir sürü problem dizgisi Edirne'nin başına kalıyor. Buradaki de aynı olay. Burada zaten bilinen bir konumda. Çıkacak olması beklenirdi ve beklendiği gibi de çıkmış. Arkasında da bir haziresi de var. Hazinenin izleri de var" diye konuştu.
"KORUMA ALTINA ALINMALI"
Kentte, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan mahallelerde, bu tip yapıların çıkmasının normal olduğunu kaydeden Prof. Dr. Beksaç, "Bu durum Edirne için normal. Çünkü başka yerlerde de benzeri binalar var. Özellikle eski Osmanlı mahallelerinde bu tip binaların çıkması son derece doğal. Bunun tek çözümü var; mülkiyet sahibinin malının resmileştirilmesi ve bunun tapusunun devlet üzerine alınması ve buraların koruma altına alınmasıdır. Bundan başka hiçbir çözümü yok bunun" ifadelerini kullandı.
Öte yandan Pajo, ise arsada hiçbir işlem yapamadığını belirtip, yetkililerden mağduriyetinin giderilmesini istedi.🤫