İnsan kendine ne kadar dürüst?
İnsan yaşamındaki en zor sorulardan biri dış dünyayla değil, iç dünyasıyla ilgilidir. Çoğu zaman yaşamımızı şekillendiren kararların, seçimlerin ve duyguların merkezinde kendimizin olduğunu düşünürüz. Ancak bu merkezin içindeyken gerçekten ne kadar dürüst olduğumuza dair soru genellikle gözden kaçar. İnsan, başkalarına karşı ne kadar açık olursa olsun, asıl sınavını kendi iç sesiyle yaptığı konuşmalarda verir.
Günlük yaşam hızla akıp giderken birçok kişi kendisini gayet iyi tanıdığını, hayattan ne istediğini bildiğini ve seçimlerini bilinçli şekilde yaptığını düşünür. Fakat biraz yakından bakıldığında, aslında birçok kararın alışkanlıkların, çevresel beklentilerin ya da geçmiş deneyimlerin etkisiyle verildiği fark edilir. İnsan zihni kendisini korumak için göz önündeki bazı gerçekleri arka plana itebilir. Aslında bu durum, bilinçli bir tercihten ziyade insanın incinmekten korunma reflekslerinden biri olarak ortaya çıkar.
Özellikle insanın kendisine karşı dürüst olması, her zaman kolay bir süreç değildir. Çünkü bu dürüstlük, kendi zayıf taraflarını, korkularını ve kaçındığı gerçekleri de görmesini gerektirir. Başkalarının eleştirilerine karşı savunmaya geçmek oldukça kolaydır. Fakat insan kendi içinden gelen bir gerçek karşısında genellikle sessizleşir. O sessizlik, bazen bir kabullenişin bazen de henüz yüzleşmeye hazır olunmayan bir durumun işareti olur.🙄