Bir de alkolsüz içecek meselesi var. Nedense alkolsüz içecek denince akla hemen gazlı meşrubat ya da şişelenmiş meyve suyu geliyor. Oysa mutfak kültürümüzde çok daha ilginç içecekler var. Fermente çay, koji bazlı içecek, turşu suyu, Orta Asya kökenli kvas, üzüm şırası, ayran ya da kefir hem doğal hem sindirim açısından güçlü seçenekler. İftar sofrasında vücudu yormayan içecekler de aslında bunlar.
Planlı, atıksız mutfak
Son günlerde sosyal medyada paylaşılan gösterişli bir iftar sofrasının aldığı tepki de aslında bu konunun ne kadar hassas olduğunu gösterdi. Birçok kişi ramazan sofrasının ihtişamdan çok, ölçü ve paylaşım duygusunu temsil etmesi gerektiğini söyledi. Ramazan sadece bolluk ve bereket ayı değil. Aynı zamanda israfı azaltmayı hatırlatan bir dönem. Bugün gastronomi dünyasında giderek güçlenen sıfır atık yaklaşımı ramazan sofrasına da çok yakışır. Mutfakta planlı olmak, gereğinden fazla yemek yapmamak ve eldeki malzemeyi iyi değerlendirmek hem çevre hem kültür açısından önemli.
Ramazan sofrasının en güzel tarafı paylaşımın kendisi. Ortada duran tabaktan herkesin aldığı, sohbetin yemek kadar değerli olduğu o uzun masa. Modern restoran dünyası bugün bunu yeniden keşfediyor. Oysa bizim mutfak kültürümüzde zaten var.
O sofrada sadece yemek yok. Hatıra var, sohbet var, insan var. Gerçek bereket de tam burada. Bayramınız kutlu olsun.🙄