Bu teknik, Harvard Tıp Fakültesi Kilo Yönetimi Merkezi’nde, 2012 yılında birlikte çalıştığımız Dr. Chris Thompson öncülüğünde geliştirildi. Bu alanı Türkiye’de en yakından bilen isimlerden biri Doç. Dr. Cem Şimşek. TUS birincisi olarak başladığı tıp kariyerinde Hacettepe Üniversitesi’nde İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji uzmanlıklarını tamamladı. Ardından Dr. Chris Thompson tarafından 16 ay süren ileri endoskopi ve bariatrik endoskopi diploma programını tamamlayarak bu alanda Harvard’ın yetkilendirdiği ilk ve tek yabancı uyruklu hekim oldu. Bugün Hacettepe Üniversitesi Endoskopi Ünitesi’ni yöneten Şimşek, Türkiye’de kamu hastanelerinde ilk endoskopik tüp mide işlemini de gerçekleştiren isim.
AKORDEON GİBİ KATLANIP KÜÇÜLÜYOR
Bu alandaki en güçlü ve kanıt düzeyi en yüksek işlem Endoskopik Sleeve Gastroplasti, yani ESG. Dünyada bugüne kadar 40 binden fazla hastaya uygulanmış olan bu yöntemde, ağız yoluyla mideye giren özel bir dikiş cihazıyla midenin iç duvarına dikişler atılıyor. Mide kendi içinde akordeon gibi katlanarak dikişleniyor ve boyutu yaklaşık dörtte birine indiriliyor. Hastanın dışarıdan hiçbir kesi izi olmaz; dışarıdan bakıldığında bir operasyon geçirildiği dahi belli olmaz.
Uluslararası çalışmalar, ESG sonrasında hastaların toplam vücut ağırlıklarının yüzde 15–20’sini kaybettiğini ve bu etkinin beş yıla kadar sürdürülebildiğini göstermektedir. Bu oran, diyetle elde edilen sonuçların çok üzerinde; cerrahi sleeve gastrektominin ise yaklaşık üçte ikisi kadardır. Ancak komplikasyon oranı yüzde 1’in altında kalarak cerrahiye kıyasla çok daha düşüktür.