MAAİLE MUTFAKTA...
“Oğlum grafik tasarım, kızım halkla ilişkiler okudu. Üniversite bitirmiş kişiler kolay kolay mutfağa girmek istemez, Amerika’yı yeniden keşfetmek isterler (gülüyor) ama çok şükür benim çocuklarım yanıma geldiler ve beraber çok güzel çalışıyoruz. Torunlarım da evde çikolata yapıp bana tattırıyor. Yazın imalatta çalışıyorlar.”
SÜRDÜRÜLEBİLİR BAŞARI NASIL OLUR
“Evvela yaptığınız işi çok seveceksiniz, çok çalışacaksınız. Devamlı ‘Daha ne yapabilirim’ diyeceksiniz, ‘Bundan daha iyisi olmaz’ demeyeceksiniz. Bugün hâlâ gelen müşterinin gözünün içine bakarım yediğinden zevk alıyor mu diye… Kafede yarım kalmış pasta görünce yardımcı arkadaşa, ‘Niye beğenmemiş’ diye sordururum. Tabak bitmiş olursa çok mutlu oluyorum ama yarısını bırakırsa üzülüyorum. Hem kendi işimi seviyorum hem sevdiklerini görmeyi seviyorum.”
AKİDE VE LOKUM MİDEYE İYİ GELİR
“Akide şekeri hâlâ yapıyoruz. İçindeki bergamot mide için iyidir. Üzerine güllü veya sade lokum konur. Külahları elde bükülür ve onu yapmak bir sanattır. Evvelden şeker olarak değil, ilaç için düşünülürdü. Mide ekşiyince sakızlı lokum yenirdi. Şimdi tatlı olarak görülüyor”
BAYRAMDA NE İKRAM EDİLİR
Bayramda ne ikram edilir ve nasıl ikram edilir? Kendi evlerindeki bayram adetleri neler? Erol, “Bizim evde adetler hiç değişmedi” diye anlatıyor: “Eşim de gurmedir. Hem yemeği hem masayı donatmasıyla evimiz küçük de olsa yedi yıldızlı otelleri aratmaz! Modern şeyler insana zevk vermiyor. Eşim hâlâ her bayramda gelenlere hediyeleri mendil içinde verir. Bayram için tabaklara sakız ve güllü lokumlar konurdu. İstanbul halkı daha çok bunları yerdi. Badem ezmesi, ortasında badem şekeriyle olmazsa olmazlardan. Yanında şuruplar, şerbetler verilirdi ve kahve içilirdi. Çay kültürü o zaman yoktu. Anadolu’da da sabah çay değil çorba olurdu. Sonradan dünyanın en çok çay içen ülkesi olduk. Tatlı ikramının ardından yemek yenir, çocuklara hediyeler verilir.”🙄