Agah Alp, Codeavour 7.0 Türkiye birincisi olarak dünya finaline gidiyor
Henüz ilkokul 2. sınıf öğrencisi olan Afşin Agah Alp, dünyanın önde gelen yapay zekâ ve robotik yarışmalarından biri olan Codeavour 7.0’da büyük bir başarıya imza atarak Track 1 kategorisinde Türkiye birincisi oldu.
Genç öğrenci, bu başarısıyla Türkiye’yi mayıs ayında Endonezya’da düzenlenecek uluslararası finalde temsil etmeye hak kazandı. Daha önce İstanbul’daki Bilfen Okulları’nda eğitim gören Agah Alp, eğitim hayatına şu anda North London Collegiate School Dubai’de devam ediyor. Küçük yaşına rağmen teknoloji, yapay zekâ ve robotik alanlarına büyük ilgi duyan Agah, geliştirdiği projeyle jüri üyelerinin dikkatini çekti.
Codeavour yarışması, dünyanın birçok ülkesinden öğrencilerin katıldığı ve gençlerin kodlama, yapay zekâ, problem çözme ve inovasyon becerilerini geliştirmeyi amaçlayan uluslararası bir teknoloji platformu olarak biliniyor. Her yıl binlerce öğrencinin katıldığı yarışmada ülkeler önce kendi ulusal elemelerini gerçekleştiriyor, ardından kazanan ekipler dünya finalinde yarışıyor. Agah Alp’in geliştirdiği proje, teknoloji kullanarak günlük hayatta karşılaşılan bir probleme yenilikçi bir çözüm sunmayı hedefliyor. Genç öğrencinin başarısı, Türkiye’de çocukların erken yaşta teknoloji ve bilim alanlarına yönelmesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Mayıs ayında Endonezya’da yapılacak olan Codeavour 7.0 Dünya finalinde Türkiye’yi temsil edecek olan Agah Alp, uluslararası arenada da başarı elde etmeyi hedefliyor.
Sahra, hayallerin önünde hiçbir engel olmadığını kazandığı kupalarla tüm dünyaya göstermeye devam ediyor. Özel durumu olan çocuklar ve sporcular için bir umut olmak isteyen Sahra’nın en büyük hedefi Dünya Şampiyonu olmak. Ve bu hedef doğrultusunda her gün daha da fazla çalışıyor. Onun hikâyesinin en güçlü yanı ise verdiği mesajda saklı: “Hiçbir şey hayallerin önünde engel değildir.” Sahra, diyabetle yaşayan çocuklara yalnız olmadıklarını hissettirmek ve onların da spor yaparak başarıya ulaşabileceklerini göstermek istiyor. Her sahneye çıktığında sadece kendisi için değil, sesi duyulmayan birçok çocuk için dans ediyor.
Bugün Sahra’nın hikâyesi sınırları aşarak birçok insana ulaşıyor. Onun azmi, yalnızca spor alanında değil, hayatın her alanında karşılaşılan zorluklara karşı güçlü durabilmenin mümkün olduğunu gösteriyor. Bu hikâye, bir çocuğun hayallerine tutunmasının, bir ailenin desteği ve inancıyla nasıl büyük bir güce dönüşebileceğinin en güzel kanıtlarından biri. Ve Sahra’nın yolu daha yeni başlıyor… Çünkü o, sadece kazandığı kupalarla değil, dokunduğu hayatlarla büyüyen bir hikayenin kahramanı.