SALDIRGANLARDAN BİRİ TUTUKLANDI İKİSİ SERBEST
Olayın ardından gözaltına alınan 3 kişiden, Kürşat G. çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, Uğur S. ve E.G. isimli şahıslar serbest kaldı. Haliyle sorum şu; “Bu mu?”
Yanıtını Ceza Hukukçusu Selçuk Yıldız verdi: “Türkiye’de son yıllarda sokakta, trafikte veya gündelik hayatta vuku bulan şiddet olaylarının niteliği, sadece bireysel suç vakası olmaktan çıkmış, toplumsal huzuru temelinden sarsan bir güvenlik ve adalet krizi haline gelmiştir şüphesiz. Anne ve oğlunun yaşadığı darp olayı da bu krizin en çıplak ve can yakıcı örneklerindendir.”
‘CEZASIZLIK’ ALGISI YARATIYOR
“Söz konusu olayda faillerin eylemleri, basit bir kavga değil adeta birden fazla suç tipinin iç içe geçtiği bir suçlar silsilesi niteliğindedir. Mağdurların huzur ve sükununu bozmanın ötesinde, can güvenliklerine yönelik de ciddi bir tehdit var. Saldırganların sayıca üstünlüğü ve mağdur annenin fiziksel dezavantajı, ceza artırım sebebi olarak mütalaa edilmeliydi bana göre.”
“3 şüpheliden sadece birinin tutuklanmış olması da toplumda vicdan azabına yol açmakta. Ki bu kararlar halk nezdinde, ‘Yaptığı yanına kar kaldı’ düşüncesini tetiklemekte ve ‘cezasızlık’ algısını körüklemekte. Zaten Türkiye’deki asıl sorun da bu; kanunlardaki ceza miktarları değil, bu cezaların infaz rejimi içindeki karşılığı. Zira mevcut infaz sisteminde, belirli bir sınır altındaki hapis cezalarının ‘yatarının olmaması’, faillerde ‘Nasıl olsa içeri girmem’ özgüveni yaratmaktadır. Bu da potansiyel suçlular için ‘suç işlemeye teşvik’, mağdurlar içinse adalet duygusunun ölümü anlamına gelir. Toplum genelinde yerleşik olan ‘Karakolun ön kapısından girip arka kapısından çıkacaklar’ inancı, sizin tabirinizle ‘şehir eşkıyalarını’ cesaretlendirmektedir.”
TUTUKSUZ YARGILAMA ‘İSTİSNA’ OLMALI
“Şiddet içeren suçlarda, özellikle kadın ve çocukların tanıklığında gerçekleşen veya onlara yönelen saldırılarda tutuksuz yargılama istisna olmalı, infaz indirimi ve denetimli serbestlik gibi kurumlar daraltılmalıdır. Toplumun adalete olan güvenini yeniden inşa etmek, sadece hakimlerin değil, yasama organının infaz sistemini daha adil ve caydırıcı hale getirmesiyle mümkündür. Aksi takdirde, serbest bırakılan her saldırgan, ‘cezasızlık’ algısı yüzünden, diğer saldırıların azmettiricisi olarak hafızlara yer edecektir.”
Selçuk Yıldız