O dönem ‘kötü’ dönemdi
Dönemin yapımcıları ve hâl3a sektörde olan bazı isimlerin dilinde ise Atilla Taş vardı.
İddiaları, o dönem yaşadıkları ve anlattıklarına göre onlar da Atilla Taş’a hafif tepkiliydiler.
Mesela “O dönem Atilla Taş’ı parlatan Erol’du” diyorlar. Klibine dönemin parasıyla 100 bin dolar harcanmış. Hatta bir kanal yöneticisini defalarca kez aramış Köse, “Klibi yayınla” diye. Buradan da işine sahip çıkan biri olduğunu ima ediyorlar Köse’nin.
Bakın ben hatırlamam ama hatırlayanlarla konuşurum sık sık. O dönem Kral Müzik kanalının her şeyi forse ettiği bir dönemdi. Tekelleşme vardı. Dijitalleşmeye adım adım gidilirken tekelleşme de çok fazlaydı. E Erol Köse de o gücü almıştı eline ve gençti.
Diyebilirsiniz ki cahildi...
Diyebilirsiniz ki kötü kalpliydi... Bilemem.
Sonra o sanatçılarla anlaşmazlık yaşadı ve çoğuyla bağı koptu.
İşte bağ koptuktan sonra da belki gücünü tam aksi yönde kullandı.
Özetle kuralsızlığın kutsandığı bir dönemdi o dönem.
Yani gücü elinde olan her türlü yönteme başvurabiliyordu. Ve insanlık yanılgısıdır, “Bu devran hep böyle gider” sanıyordu.
Öyle olmadı, çok hızlı değişti her şey.
Sonrasını zaten gördük, yaşadık, yaşıyoruz.
Kimler vardı
Helallik tartışmaları her yerde haber olmuşken, ölünün arkasından kötü konuşmak kimsenin canını yakmazken ‘o’ an merak ediliyordu.
“Müzik dünyasının önemli ismi” diye hitap etti imam ve helallik istedi Erol Köse için.
Olabildiğince yüksek ses çıkarmaya çalıştı cenazeye katılanlar “Helal olsun” derken.
Peki kimler vardı?
Yaşar Çakmak, Ali Eyüboğlu, Volkan Öksüz, Tayyar Işıksaçan, Hakan Solaker ve Selim Akçin gibi o dönem mesai içinde olduğu magazinciler...
Müzik birliklerinin üyeleri ve yapımcılar da vardı...
Bülent Forta, Bülent Seyhan, Cengiz Erdem, Deniz Erdem, Şahin Özer, Şemsettin Göktaş, Murat Doğan, Polat Yağcı ve Ferhat Göçer...
Sanatçı katılımı yok denecek kadar azdı, evet.
Sanırım sadece Hande Yener, Hakan Peker, Dilan Çıtak, Ümit Sayın oradaydı.
Ölümler ders oluyor bazen, bu öyle bir ölüm oldu.
İyi insan olmak gerektiğini, daha doğrusu iyiliği hep içimizde bir yerde korumak gerektiğini, güç zehirlenmesine aldanmamanın önemini bir kez daha hatırlattı bizlere.