BORÇ ÖDENMEDEN CENAZE KAPATILMAZDI
Bir de uyarısı var Prof. Dr. Hatipoğlu’nun: “Eğer maddi bir borç varsa, kişinin daha yaşarken bunları kayıt altına alması ve geride kalanlara mal-mülk miras bırakmadan, bu borçların ödenmesi yönünde bilgi ve vasiyet vermesi kul hakkına girmemek için önemlidir. Medine’nin ilk dönemlerinde Peygamber Efendimiz, ölünün ardından muhakkak ‘alacaklı olan var mı?’ diye sorar, varsa ailesine yoksa cemaate o kişinin borcunu ödettirir, öyle cenaze namazını kıldırırdı.”
YAŞARKEN KUL HAKKINA GİRMEYİN
Arkamızdan “kötü” konuşulmasını istemiyorsak yaşarken hal, hareketlerimize dikkat edeceğiz öyleyse. “Tam olarak” diyor Prof. Dr. Hatipoğlu, ekliyor: “Günün sonunda insanız. Elbette hatalarımız olmuştur, olacaktır. Ancak yaşarken kul hakkına girmemek, Allah’ın huzuruna boynumuzda borçla gitmemek, bunun içinde kimsenin kalbini kırmamak, ‘Ah!’ almamak gerekir. Unutulmasın ki sadece helalleşmekle de defter kapanmaz.
Yüce Allah’ın adaletinin hiçbir şeyi ıskalamayacağını bilip, ona göre yaşamalı. Kalbi incinmiş olansa; erdem göstererek, o kişiyi tüm hatalarına rağmen affedebilir. Peygamber Efendimiz bir hadisinde diyor ki: ‘Bir Müslüman’ın üzerinden bir sıkıntıyı kaldıranın Allah da ahirette bir sıkıntısını kaldırır.’ Gani davranmak iyidir. Zira gün gelir defter kapanır, iş ahirete kalır. Orada da kimin, nasıl hesap vereceğini Allah bilir.”