Öğretmenler velilerin ‘hizmetlisi’ mi... 'Paranı ben ödüyorum' baskısı
Fatma Nur Çelik ve İbrahim Oktugan… Her ikisi de hiçbir husumeti olmadığı, iyi birer insan olsunlar diye didindikleri öğrencileri tarafından katledilen öğretmenlerimiz... Türkiye’yi yasa boğan cinayetlerin ardından okulların ve öğretmenlerimizin güvenliğini nasıl sağlayacağız diye sormuştum. Ancak bir veli olarak da biliyorum ki, özel ya da devlet okulu fark etmeksizin, eğitimcilere dönük bu şiddetin nedenlerinden biri de veliler. Sosyal medyada önüme düşen bir paylaşım bir kez daha kanıtladı bunu. İddiaya göre çocuğu özel okulda okuyan bir veli, bayram günü 22:30’da ödev sormak için öğretmenlerden birini aradı. Ulaşamayınca da ‘Bir yıl için 400 bin lira veriyorsam, 7-24 ulaşabilmeliyim size’ mesajı attı. İyi de öğretmenler bizim “kölemiz”, “dadımız” ya da “hizmetlimiz” mi? Nasıl değişecek bu zihniyet?
BU SADECE NEZAKETSİZLİK DEĞİL ETİK VE HUKUKİ BİR SORUN OLARAK DA GÖRÜLMELİ
Velilerin öğretmenler, okul yönetimi veya eğitim süreçleriyle ilgili şikâyetlerini iletebilecekleri ALO 147 hattı 2018’de kaldırıldı. Ancak şikâyet, talep ve öneriler CİMER, Alo 150, MEB Danışma Hattı ve hatta “şikayetvar” gibi uygulamalar üzerinden devam etmekte. Kısa bir arama ile bu ve benzeri uygulamalar üzerinden bulduğum, bazı veli şikâyetlerini paylaşayım sizinle önce:
* Çocuğumla ilgilenilmiyor. Öğretmen, giyimine, süsüne daha çok önem veriyor.
* Öğretmen, ‘sizin çocuğunuz çok yaramaz’ şeklinde etiketleyici söylemlerde bulunuyor.
* Okul dar sokakta. Park sorunu var. Park yeri bulamadığım bir gün, okulu aradım, çocuğun kapıya gelmesini söyleyecektim. Telefonlara bakmadılar.
* Aşırı ödev yükü nedeniyle şikâyetçiyim. 7 yaşındaki bir çocuğun psikolojisini zorlayacak derecede; günde 25 sayfa, ödev verilmekte.
* Öğretmen, oğlumu yaramazlık yaptığı gerekçesiyle arka sıraya attı.
Haliyle ‘Bir yıl için 400 bin lira veriyorsam, 7-24 ulaşabilmeliyim size’ gibi, veli gruplarında da sık gördüğüm, bu mesaja pek şaşırmadım. Öğretmenlerin, özel ya da devlette olmalarından bağımsız, eğitimci gibi değil de daha çok bir ‘hizmetli’ gibi görüldüğü ve sıklıkla şiddete uğradığı bir gerçek.