Gönül Paçacı Tunçay bu iç burkan fotoğrafla birlikte yaşananları ve nota arşivini nasıl kurtardığını anlattığı bir de e-posta gönderdi. Arşivin nasıl oluşturulduğunun ve çöpe gitmekten nasıl kurtarıldığının ilk ağızdan hikâyesi: USTA SANATÇILARIN İMZALARI BULUNUYOR
“OMAR’ı kurup, o dönem Bakan olan Nabi Avcı’nın da desteğiyle Mirgün Köşkü’ne geçtiğimizde değil oturacak sandalye, binaya elektrik, su vs bağlanmamıştı. Yalnızca Kadıköy’deki konservatuvardan bin bir zorlukla ve imza karşılığında aldığım iki dolap dolusu, fihristi ve 3000’e yakın dosya içinde tasnifli binlerce sayfa notalık arşivimizi, girişte bir odaya kutuların içinde koyduk. Bu notalar kurumda 1940’ların başından itibaren oluşmuş bir klasik repertuarın zaman içinde gelişerek ve üzerine eklenerek biriktiği bir toplamdı. Bazı dosyalarda 1928 öncesi 120 tanesi eski harflerle basılmış 180 parça Darülelhan Külliyatı’nın büyük boy notalarının da bulunduğu; daha sonra Necdet (Koyutürk), Sami, Ziya (Akyiğit) gibi notistlerin önce şapografla, sonra da mumlu kâğıda yazıp teksir makinası ile çoğalttığı binlerce nota mevcuttu. Bir bakıma ülkemizdeki nota yazım ve yayım tarihini de gözlemleyebileceğimiz bu malzeme, şimdilerde bilgisayar programlarında yazılan tek tip notalara alışkın müzisyenlere bir şey ifade etmeyebilir ama tam da bunu söylemek istiyorum: İşin emek boyutunu, bireysel yazım üslubu ve kaligrafi farklarını da düşündüğümüzde bu malzemeler oldukça önemlidir.
Bir başka ve daha önemli husus da bu notaların üzerinde, 40’lardan itibaren dönemin usta sanatçıları tarafından atılan imzaların, kiminde düzeltmelerin kiminde de notların bulunması idi (Gözüme çarpan imzalardan bazıları Münir Bey, Muzaffer Birtan, Radife Erten, Ekrem Kongar, Necdet Yaşar, Niyazi Sayın, Dürri Turan...) Bu açıdan nota arşivinin değerli bir müzayede malzemesi olduğunu bile söyleyebiliriz.”
Doç. Dr. Aylin Şengün Taşçı - Gönül Paçacı Tunçay🤫