Kriz hafızası devrede!
QM Awards’ın 15. yıl gala gecesinde TÜROFED Başkanı Dr. Erkan Yağcı ve AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu’nu yakın markaja aldım, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı ve 27 gündür devam eden savaşın turizme etkilerini sordum…
Erkan Bey, savaşın sürpriz olmadığını, sektör olarak böyle bir gelişmeyi beklediklerini söyleyerek sözlerine başladı ve şöyle devam etti: SAVAŞ SÜRPRİZ OLMADI
“Biz elbette iyi bir turizm sezonu için yola çıktık. Ama bir anda kendimizi savaş ortamının içinde bulduk. Açıkçası bu durumu 12 Gün Savaşı’ndan beri konuşuyor, tartışıyorduk. Savaşın yaklaştığını biliyorduk ama dillendirmiyorduk. 2026 turizm sezonu öncesi yaptığımız her sektör toplantısında bu risk hep masadaydı.
BEKLEYİP GÖRECEĞİZ
Şu anki süreçte olumlu ya da olumsuz bir senaryo çizmek çok zor. Önümüzdeki sürecin sektör açısından etkileri kuracağımız stratejilerle şekillenecek. Son yıllardaki krizlerde hep şunu gördük; krizlerden hemen sonra bekle-gör süreci başlıyor.
SOĞUKKANLI OLMALIYIZ
Kriz ortamında yapılan en büyük yanlış panik. 2018 yılından beri yüksek gelir grubunu hedefleyen, verdiği hizmetin karşılığını alan bir destinasyon haline geldik. İşte bu nedenle kazanımlarımızı bir anda yok edecek, sektörü 8 yıl öncesindeki yanlışlara götürecek bir sürece girmemek için soğukkanlı olmalıyız.
PLANLARIMIZI HAZIRLADIK
Şu an iyi, orta ve kötü senaryoları analiz edip, özel sektör ve kamunun nasıl hareket etmesi gerektiğini planlıyoruz. Toplantılar yaptık, hazırlık planlarını oluşturduk. Yurt dışındaki paydaşlarımızla da yakın ilişki içindeyiz. Süreci en az hasarla atlatmaya çalışacağız. Bunun için de yetişmiş insan kaynağımız ve deneyimimiz var.
TÜRKİYE DENGELİ GİDİYOR
Savaşın nasıl evrileceğini şu an için bilmiyoruz. Ancak olumsuzluk üzerine gelecek şekillendirilmez. Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye’nin aldığı pozisyon çok dengeliydi. Şu an yine çok dengeli bir politika izleniyor. Böyle süreçlerde iletişim kanallarının açık olması lazım. Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’la gelişmeleri anlık değerlendirdiğimiz özel bir ağımız var.
PASTA YETERİNCE BÜYÜK
Türkiye turizmcileri olarak hiçbir dönem başka bir ülkenin sıkıntısını kendimize avantaj olarak görecek bir strateji benimsemedik. Hep şöyle düşündük; turizm pastası yeterince büyük, her ülke hak ettiği payı kendi yetenekleri ve kapasitesi çerçevesinde alacaktır.