‘SUNUM KÜLTÜRÜ’ ÇAĞINDAYIZ
“Hızla akan, dikkat dağıtacak, bol gürültülü uyaranlara sığınıyoruz, ki alamadığımız kararların sorumluluğunu erteleyelim, başarısızlıklarımızı unutalım, kendi gerçekliğimizle yüzleşmeyelim. Gri havayı biraz renklendirip, iç motivasyonumuzu yeniden sağlayalım, yatışalım. Yani hastalığı tedavi etmek yerine üstüne bandaj yapıştırıyoruz. Bize sunulan ‘sahte’ dünyalarda, ‘sahte’ mutluluklar arıyoruz. Çünkü bir tuşa basıyoruz ve ödül- haz mekanizması devreye giriyor hemen. Emek yok ama görsellik zengin. Zaten gördüğümüzü sorgulamadan inanan ya da konu üstüne analiz veya araştırma- okuma yapma eğiliminde olmayan da bir toplumuz. Bize sunulanı almaya hazırız. Dijital mecraların hızla büyümesiyle sevgi, aşk dahil her şeyin satılabilir ya da sergilenebilir bir meta haline geldiği, ‘sunum kültürü’ diye bir gerçeğimiz var. İşte bu sebeplerle dünya ortalamasının üzerindeyiz. Bunu tersine çevirmek içinse ciddi, uygulanabilir sosyal politikalara ihtiyaçlar var.”🤨