ALTINDA YÜZDE 12 GETİRİ KAYBI
Nitekim bu durum getirilere de yansımış durumda. 2026’nın başından 28 Şubat’a kadar olan dönemde altın fonlarının getirisi yüzde 18’e yakınken, 28 Şubat’tan bu yana altın fonunu, yüzde 12 negatif getiri sunmuş. Yani, 29 günde altın fonundaki tasarrufların yüzde 12’si erimiş. Okuyucuların, “BES’teki birikimimiz eriyor, kayıp yaşıyoruz, getirilerde düşüşler var” demesinin nedeni işte, bu.
Şu bilgiyi de vereyim. Sadece değer kaybı yaşayan altın fonları değil; savaştan kaynaklı piyasalarda yaşanan dalgalanmalar nedeniyle borçlanma araçlarından hisse fonlarına kadar birçok varlığın getirisi negatif. Bir tek faiz içeren para piyasası fonlarında az da olsa pozitif getiriler var ki, onun da nedeni malum enflasyon beklentisi.
PANİK YAPMAYIN, SAKİN OLUN
Peki, ne yapmak lazım? Öncelikle panik yapmamak ve uzun vadeli bakmak lazım. Mesela, geçen sene BES’te, altın fonunu getirisi yüzde 101 oldu ki, enflasyonla mukayese edildiğinde enflasyonun 70.5 puan üzerinde rekor bir getiri sağlandı. BES’teki katılımcıların yarısından fazlasının geçen sene birikimleri yüzde 70’in üzerinde büyüdü, üzerine devlet katkısı da eklendiğinde böyle bir getiri hiçbir yatırım aracında görülmedi. Bazı okuyucular, ‘altın fonundan çıkalım mı, nereye gidelim?’ diye de soruyor. Açıkçası, panikle hareket edilmesini ve panikle pozisyon değiştirilmesini tavsiye etmem. Hatta altın bu kadar düşmüşken çıkılmasını da önermem. Çünkü altının buralarda kalmayacağı belli. İlla da değiştireceğim diyorsanız, keskin dönüş yapmak yerine geçici süreliğine, belki bir aylığına, faiz içeren para piyasası fonlarının oranı biraz artırılabilir. Asıl anlatmak istediğim; son iki senede yüzde 100’lere yakın getiriler elde edip de, son 25 günlük sürede yüzde 7’lik, yüzde 10’luk getiri kaybına bakıp karar vermemek gerekiyor. Bir öneride de bulunayım, bu dönemlerde EGM’nin sunduğu BES Mobil uygulamasını kullanabilirsiniz.