Şirket, ödeme sistemi Pay-Pal’in kurucusu Peter Thiel’in fikrinden doğdu. Başlangıçta CIA’in girişim sermayesi In-Q-Tel’den yatırım aldığını belirtmek gerek.
Kurucu ortağı ve CEO’su Alex Karp, enteresan bir figür. Kendini sosyalist ve neo-marksist olarak tanımlayan ama daha çok Hollywood filmlerinin sosyopat teknoloji dâhisi karakterlerine benzeyen biri.
ICE, GAZZE VE İRAN
TRUMP hayranı olan Karp, Palantir’in ABD düşmanlarını yok ettiğini ve bunda utanılacak bir şey olmadığını söylüyor.
Karp’ın kendi fikirleri gibi Palantir’i de “en karanlık şirket” ithamına taşıyan üç konu var.
Trump yönetiminin göçmenlerle mücadelesi, İsrail’in Gazze katliamı ve ABD’nin İran savaşı.
Palantir 2011’den bu yana kaçak göçmenlerin yakalanması konusunda CIA ve ICE ile çalışıyor.
ABD’de halkın öfkesini çeken göçmen polisi bu şirketin oluşturduğu bir savaş yazılım modeliyle “mülteci avlıyor.”
Şirket farklı yazılımlar için farklı modeller ve ortaklar kullanıyor. Örneğin Trump’ın Altın Kubbe diye adlandırdığı ABD’nin füze kalkan projesi için SpaceX ve Anduril ile çalışıyor.
Gazze’den İran savaşına uzanan çatışma sahasında ise Palantir’le birlikte alınan projenin adı Maven.
Aslında projeyi ilk olarak Google üstlenmiş daha sonra şirket yönetimi etik açıdan “savaş” ile anılmak istemediği gerekçesiyle projeden çekilmişti.
Sonrasında Palantir işe dahil oldu.
Bu yapay zekâ projesi kabaca bugün İsrail ve Amerikan ordusunun savaştaki hedefleme sistemini belirliyor.
Temel amaç stratejik hedefleri daha kolay imha etmek için Amerikalıların tabiriyle “ölüm zincirini” kısaltması. Tabii bunu insancıl gayelerle değil düşmana daha çok zarar vermek için yapıyorlar.
Kulağa biraz Terminatör filmi gibi gelse de net olan bir şey var. Dünya çapında devletlerin sağlık, internet, finans verileri de ABD’nin savaş stratejileri de aynı şirketin elinden geçiyor.
Şirketin değeri iki yıl içinde 40 milyar dolardan 400 milyar dolara dayandı. Orwell’in Büyük Biraderi gibi. O kadar büyüdü ki neredeyse kaçış imkânsız.
İşin en karanlık tarafı da bu.