Büyük Yırtılma
Bu senaryo yeterince sarsıcı gelmiyorsa, daha da dramatik bir ihtimal var.
Bu teori, evrenin karanlık enerji nedeniyle giderek hızlanarak genişlediği fikrine dayanıyor. Bu süreç devam ederse, genişleme öyle bir noktaya ulaşabilir ki yerçekimi artık hiçbir şeyi bir arada tutamaz.
Bu hipoteze "Büyük Yırtılma" deniyor.
NASA'nın tanımlamasına göre yerçekimi, bir gezegenin ya da başka bir gökcisminin nesneleri merkezine doğru çekmesini sağlayan kuvvet. Gezegenleri Güneş'in etrafında tutuyor, Dünya'yı bir arada tutuyor ve insanların uzaya savrulmasını engelliyor. Aynı zamanda yıldızları, güneş sistemlerini, galaksileri ve galaksi kümelerini birbirine bağlıyor.
Karanlık enerji ise çok daha gizemli ve tam tersine bir etki yaratıyor.
Zabot bunu "Neyden oluştuğunu hala bilmiyoruz ama itici bir etki yarattığını biliyoruz, neredeyse bir tür anti-yerçekimi gibi" diye açıklıyor.
NASA'ya göre evrenin yaklaşık yüzde 68,3 ile yüzde 70'i karanlık enerjiden oluşuyor ve bu enerji evrenin giderek hızlanarak genişlemesine neden oluyor. Üstelik bu olgu ancak 1990'ların sonlarında keşfedildi.
Bu kadar geç fark edilmesinin nedeni ise yerçekiminin insanlar, gezegenler ve hatta galaksi ölçeğinde baskın olması. Karanlık enerji ancak çok daha büyük, galaksiler arası ölçekte fark edilebiliyor.
Zabot şöyle devam ediyor:
"Evren büyüdükçe ve hacmi arttıkça, karanlık enerjiye bağlı itici güç de artıyor. Evren genişledikçe, karanlık enerji daha küçük ölçeklerde de etkili hale gelebilir."
Karanlık enerji dengesiz hale gelirse, evren o kadar şiddetli genişleyebilir ki yıldızlar, gezegenler ve hatta atomlar bile birbirinden kopar.
Zabot bu noktada dikkat çekici bir dil oyununa da işaret ediyor:
"İngilizce adı Big Rip. Bu, büyük bir yırtılma anlamına geliyor. Ama 'RIP' aynı zamanda 'rest in peace' yani 'huzur içinde yat' ifadesinin kısaltması."
Büyük Çöküş
Daha karamsar ihtimaller de var.
Karanlık enerji zayıflar ve hatta tersine dönerse, yerçekimi evreni yeniden tek bir noktaya doğru çekebilir. Bu da NASA tarafından "Büyük Çöküş" olarak adlandırılıyor.
Bu senaryoda evren kendi içine çöküyor.
Bir başka teori ise evrenin yeniden tek bir noktaya sıkıştıktan sonra yeni bir Büyük Patlama ile tekrar doğabileceğini öne sürüyor. Buna "Büyük Sıçrama" deniyor.
Bu modele göre evrenimiz ve gelecekteki evrenler, sonsuz bir genişleme ve daralma döngüsüne hapsolmuş olabilir.
Ancak Abramo bu konuda temkinli:
"Bu tamamen sıra dışı bir model ve elimizde bunu destekleyecek veri ya da kanıt yok."😑