Hem bireysel hem akademik edebiyat tarihi
Edebiyatta dünü bilmeden bugünü anlamanın mümkün olmadığını sık sık yazarım.
Neleri okumanız gerekiyor, temel kitaplar, önemli adlar kimlerdir? Bütün bu soruların yanıtını İnci Enginün’ün, ‘Yeniler, Eskileri Nasıl Okur?’ kitabında bulacaksınız.
Kapağın altındaki yazı kitap hakkında ön bilgiyi veriyor:
“Ehl-i dil birbirini bilmemek insaf değil”
Türk edebiyatı üzerine çok önemli kitapları bulunan akademisyen İnci Enginün edebiyat tarihini ve bu tarih içinde önemli adları yalın bir dille yazmış.
Yazım tekniğine değinmeliyim. Enginün, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı’na öğrenci olarak girdiğinden başlayan edebi serüvenini uzmanların dışındaki okurların da anlayabileceği bir edebiyat kıvamında yazmış. Onun için ben Edebiyat Fakültesi öğrencileri dışında edebiyat tarihini öğrenmek isteyen herkese tavsiye ediyorum
İnci Enginün, kendi biyografisinden yola çıkarak neyi niçin okumamız gerektiğini inandırıcı bir üslupla aktarıyor.
Konu başlıkları
Bu Kitabın Oluşması Hakkında Birkaç Söz
MAKALELER
Hareket Noktası Türk Bengü Taşları
Nehir Destan Oğuzname (Oguz Bitig)
Masalların Dünyası
Nasrettin Hoca
Romancılarımız ve Mevlâna
Nesilden Nesile Garibnâme
Edebiyatçılarımız ve Yunus
“Hemşerim Yunus”
Yeni Türk Edebiyatında Fuzuli
Yeni Türk Edebiyatında Nef’i
Tanzimat Sonrasında Nedim’in Yorumlanması
Şeyh Galip’in Bugüne Etkisi
Abdülmecit Efendi ve Edebiyat
Saray ve Edebiyatçılar
Divan Edebiyatı Müzesi
Kim Demiş Geçmişle Buluşulamaz
Doğum Günüme Çağırmak İstediğim Tek Kişi
Bu Kitabın Oluşması Hakkında Birkaç Söz
“Liseyi bitirdiğim zaman sırlı bir kutu gibi görünen Divan edebiyatını öğrenmek arzusundaydım. Dil engeli, alfabe engeli korkutucu gelmiyordu. O günlerde derslerde okuduğumuz bazı şiirler beni büyülemişti. Öğretmenlerimiz kelime bilgimizi arttırmak için kendi kendimize sevdiğimiz ve anlamakta zorlandığımız şiir ve şarkılardan birer güldeste yapmamızı tavsiye etmişlerdi. Ben de iki deftere hoşlandığım şiirleri ve şarkıları yazmaya başladım. O zamanlar radyo, Türk klasik müziğini dinleyebileceğimiz tek kaynaktı ve gerçekten çok güzel ve eğitici programları vardı. Evdeki edebiyat tarihleri ve antolojilerin yanında Varlık Yayınları’nın Türk klasikleriyle ilgili kitaplarını da muntazaman takip ediyordum. Elimin altındaki bu kaynakları hayli okudum. Birçok şiir hatırımda kaldı, belki bazılarını bütün olarak da ezberledim.
Fakat asıl ilgim bu şiirlerde beni çarpan mısralarda idi. Takip ettiğim dergilerde, ilk Türk şairinin Aprın Çor Tigin olduğunu Reşid Rahmeti Arat’ın bir yazısında okuduğumda, bu uzak çağrışımlara açılan ismi günlerce dilimden düşürmemiştim.
Beni bilinmeyenin büyüsüyle avlayan bir şair de Asaf Halet Çelebi olmuştu. Onun kitabının adını da öylece tekrarlayıp duruyordum: Om Mani Padme Hum! Çok eskide kalmış olan bu hatıraları neden yazdığıma gelince, zevklerimizin de bilgimizin de ancak zamanla gelişeceğini belirtmek amacından ibaretti.