“Divan şiiri hiç şüphe yok ki büyük bir şiirdi. Fazla kuralcılığı şairlere pek kıpırdanma hakkı vermese de büyük şairler çıkmıştı. Sadece bu kitaba alınan şairlere bakmakla bile onların ne büyük kaynaklar olduğunu anlamak mümkündür. Bugün onların dilini de kuralcılıklarını da ortak dünya görüşlerini de beğenmeyebiliriz; fakat onlar şiirlerini önce söylüyorlardı, yani önce ses ile kendilerini ispat ediyorlardı. Nitekim Yahya Kemal bu gerçeği yakaladıktan sonra ondan yeni şiirin nasıl yaratılması gerektiğini de çıkarabilmiştir. (...) Ben de sevdiğim şairlerden yola çıkarak zaman zaman onların on dokuz ve yirminci yüzyıllarda torunları tarafından nasıl değerlendirildiklerini gözden geçirmek istedim ve bazı yazarlar hakkında yazılar yazdım. Fuzulî, Nef’î, Nedim, Şeyh Galip’in Türk şiirinin hemen her devrinde etkileyici kimliklerini görmek şaşırtıcıydı. (...) Eski şiirimiz bize her bakımdan uzak olduğu için, onu bir sefer okumakla yetinemeyiz. Bu tür çalışmaların sadece vakıaları sıralamakla kalmaması, şiirin besleyici gücü olarak ele aldığımız şairin eserlerindeki macerasını incelemek lazım ki bu gerçekten uzunca bir zaman ve sabır gerektiriyor.”
İnci Enginün
Bu kitabı kütüphanenize koyun, zaman zaman başvurmak gereğini duyacaksınız.
Bilgiyi sade bir dille aktaran bir edebiyat tarihi.
(Dergah Yayınları)🤨