Odakta mutlulukları giderek paramparça olan genç bir çift var. Emma’nın önemsiz görüp ‘Çocuklukta kaldı’ türünden yaptığı açıklama etrafı dehşete düşürürken yorucu düğün fotoğrafçısı, eroin kullandığını düşündükleri düğün DJ’i vs. derken ortam iyice karışıyor. Emma karakteri senaryoda nispeten diğer karakterlere göre daha tutarlı çizilmiş. Charlie’nin kararsız, korkak yapısı ve şefkate muhtaçken hemen durumdan vaziyet çıkarıp iş arkadaşı Misha’yla ilişkiye girmeye çalışması gibi hamleleri de karakterin ‘karaktersizliği’ açısından olumlu buldum! Ama ‘kara mizah’ adına yola çıkılmış olsa da filmin kimi ideolojik sorunları var diye düşünüyorum. Bir kere okul basma ve öğrencileri, öğretmenleri öldürme meselesi, Amerikan toplumunun sosyolojik olarak üstesinden gelemediği bir büyük problem. Bu durumu hele hele siyah bir genç kız üzerinden komedi malzemesi yapmak (bu konuda beni tutucu bulabilirsiniz ama) bana çok da doğru bir hamle gelmedi. “Ne var yani, yönetmen Norveçli ve Amerikan toplumunu hicvederek eleştiriyor” türünden bir savunu da yapılabilir belki fakat şöyle de bir gerçek var: Borgli’nin memleketinden çıkan bir cani (Anders Behring Breivik) de 22 Temmuz 2011’de önce Oslo’da 8 kişinin ölümüne neden olan bir bombayı patlattı, sonra da Utøya Adası’na geçerek buradaki yaz kampında tam 69 kişiyi katletti. Farkındayım, konuyu dallandırıp budaklandırdım ama özetle bu tür meselelerde mizah yapılması, hele hele bir delinin sürekli tüm dünyayı kana bulandırma girişimlerine soyunduğu ortamda bana çok uygun gelmedi.
Öykünün kahramanları arasındaki iletişim bir yalanla (Charlie internet üzerinden yüzeysel bilgilere sahip olduğu bir kitabı Emma’ya yaranmak için beğendiğini söylüyor) başlıyor. Bu romantik komediler açısından masum ya da tatlı bir yalan. Ama sonrasında iş çığırından çıkıyor ve tutarsızlık abidesi Charlie, arkadaşlarının zoruyla sevdiği insanın kişiliği üzerinden karar vermekte zorlanıyor. Buraları da daha önce belirttiğim gibi Charlie’ye ilişkin filmin tutarlı yanları. Arada birkaç kayda değer espri (ki en iyisi düğüne gelen yeni DJ’in kablolarla uğraşırken bomba
sesi çıkarıp ortamı korkuya boğması) de var. Ama film genel bir çerçevede etkili olamıyor. Ben finali de kendi içinde inandırıcı bulmadım.