Yeni normal: Zoraki Avrupa ittifakı
İRAN savaşı sahada kazanılamayınca Trump kendine şöyle bir çıkış buldu: Ortadoğu’nun faturasını Avrupa’ya kesip bu işten sıyrılmak.
“Uçak yakıtını ya gelin bizden alın ya da gidin İran’la kendiniz anlaşın” resti bunun en net örneği. Hürmüz krizini çözümsüz bir şekilde bırakmak da artık ABD için yabana atılmayacak bir opsiyon.
Trump’ın tehditlerinin İran’da bir karşılığı olmayabilir ama Avrupa’da durum farklı.
Sadece iki veriye bakmak bile yeterli.
Bugün Avrupa’nın petrol ihtiyacının yüzde 16’sı, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihtiyacının yüzde 55’i ABD’den geliyor.
ABD her iki kalemde de Avrupa’nın en büyük tedarikçisi.
Hürmüz krizi, doğal olarak ABD enerjisini Avrupa için daha da hayati hale getirdi.
Sorun uzadıkça en büyük maliyet Avrupa’ya çıkıyor.
Yani Trump, “ya bana gelin ya kendiniz çözün” derken Avrupa için boş bir tehdit savurmuyor.
Çoğu zaman gözden kaçan bu ekonomik realiteyi düşünmeden Transatlantik siyasetini yorumlamak doğru olmaz.
Bu tablo birkaç yıl önce dramatik bir şekilde değişti. Ukrayna savaşından önce Avrupa Rus enerjisi sayesinde ABD ve Rusya arasında ekonomik bir denge kurabiliyordu. Şu anda o imkân ortadan kalktı.
Birkaç hafta önce İran savaşının ilk kazananının Putin olduğunu söylerken buna dikkat çekmiştim.
Savaşın uzaması İsrail’den başka belki de bir tek Rusya’ya yarıyor.
Bu vaziyet tam tersine hem ekonomik hem siyasi açıdan en çok Avrupa’yı vuruyor.
Avrupa’nın ABD’den vazgeçmesi mümkün değil. Ancak bu kriz bir kez daha gösterdi ki siyasi ve ekonomik açıdan bu kadar kırılgan bir Avrupa’nın birbirine yaklaşmaktan başka çaresi de yok.
İngiltere Başbakanı Starmer iki gün önce Brexit’in yarattığı yıkımı telafi etmek için Avrupa Birliği ile daha yoğun ve yeni bir ilişki kuracaklarını açıkladı. Bunun sonunda İngiltere’nin tekrar birliğe dönme ihtimali doğar mı zaman gösterecek.
İşin diğer tarafında da güvenlik kaygıları var. Avrupa ülkelerinin bu ara yana yakıla ordularını takviye etmeye çalışması bundan.
SAFE projesi halen ufuktaki bir güvenlik planı. Avrupa için şu anda eldeki tek geçerli seçenek NATO’ya sahip çıkmak.
Trump bu açıdan da onları kıskaca almış durumda.
Özetle, İran savaşı Avrupa’yı kendisinin dahil olmaktan çekindiği bir çatışmanın en çok zarar göreni durumuna düşürdü.
Ukrayna savaşı ilk darbeyi vurmuştu. İran ise Avrupa açısından şimdi daha büyük bir tehlikenin çanlarını acı bir şekilde çalıyor.