İklim değişikliğini önlemek, hepimizin ortak sorumluluğu
“İklim krizi uzak bir geleceğin sorunu değil; kapımızdaki kuraklık, sel baskınları ve yangınlarla bizzat yaşadığımız bir gerçeklik.” Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar* Konferansı (COP)** ise pek çok tartışma ile birlikte iklim müzakereleri için önemli bir durak. Bu konferans, BM sistemindeki dönüşümlü ev sahipliği mekanizması uyarınca, 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’ da gerçekleşecek.
Her yıl dünyanın farklı bir bölgesinde düzenlenen ve sıklıkla “iklim zirvesi” olarak bahsedilen COP toplantıları; UNFCCC (The United Nations Framework Convention on Climate Change - Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi)’ nin en yüksek karar alma organı. Söz konusu sözleşmenin amacı; iklim değişikliği ile küresel mücadele için bir çerçeve sunmak ve takip edecek iklim anlaşmalarının temelini atmak.
COP’ lar özünde ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelede uzlaşı yoluyla ortak kararlar aldığı uluslararası bir müzakere platformu.
UNFCCC çatısı altında yürütülen resmi müzakerelerde küresel sıcaklık artışının sınırlandırılması hedeflenirken, aynı zamanda; iklim değişikliğine uyum politikalarının geliştirilmesi, iklim finansmanı, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme gibi başlıklar da ele alınıyor.
Bu konferanslarda yapılan anlaşmalar ve alınan kararlar, ülkelerin ulusal iklim politikalarını doğrudan etkiliyor. Devletlerin yanı sıra; sivil toplum kuruluşları, özel sektör, bilim dünyası ve yerel yönetimler de sürecin sağlıklı ve etkili işlemesine önemli katkı sunuyorlar.
COP, yalnızca birkaç haftalık bir zirve olarak görülmemesi gereken bir toplantı. Otuz yılı aşkın süredir devam eden bu süreç; her yıl bir öncekinin üzerine inşa edilen, yıl içerisinde teknik toplantılarla adeta kilometre taşları döşenerek ilerleyen uzun soluklu bir müzakere ve iş birliği yolculuğu. Her toplantı, bir sonrakine bayrağı devreden bir hazırlık aşaması niteliği taşıyor. Bu nedenle doğru hazırlık yapmak, güçlü bir koordinasyon sağlamak ve sürecin dinamiklerini iyi anlamak; gerçek ve kalıcı etki yaratmanın en temel anahtarları.